
Tarafsızlık inisiyatifi, İsviçre’nin “sürekli ve silahlı tarafsızlığını” anayasaya açık şekilde eklemeyi ve ülkenin yalnızca Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi tarafından kabul edilen yaptırımlara katılabilmesini öngörüyor. Böylece İsviçre’nin kendi başına ekonomik yaptırım uygulaması büyük ölçüde engellenmiş olacak.
Üst Meclis Karşı Teklif Sunmuştu
Üst Meclis, geçen yaz inisiyatifi reddetmiş ancak tarafsızlığın anayasada daha açık tanımlanmasını isteyen bir karşı teklif hazırlamıştı. Bu teklif, yaptırımların kısıtlanmasını içermiyordu.
Ulusal Meclis’in dış politika komisyonu ise bu karşı teklifi de uygun bulmadı. Komisyon çoğunluğu, İsviçre’nin uzun yıllardır uyguladığı esnek tarafsızlık anlayışının başarılı olduğunu ve değiştirilmesine gerek olmadığını savunuyor.
“Katı Tarafsızlık Tanımı Dış Politikayı Kısıtlar”
Komisyon çoğunluğuna göre, inisiyatifin talep ettiği katı tanım, İsviçre’nin dış politikada hareket alanını gereksiz şekilde daraltır. Özellikle mevcut küresel kriz ortamında, ülkenin esnek ve duruma göre hareket edebilmesinin önemli olduğu vurgulanıyor.
Komisyondaki bazı üyeler ise karşı tekliften yana. Küçük bir grup ise inisiyatife tamamen destek veriyor ve tarafsızlığın anayasal güvence altına alınması gerektiğini savunuyor.
Pro Schweiz’ten Eleştiri
İnisiyatifin arkasındaki Pro Schweiz örgütü, komisyonun kararını sert şekilde eleştirdi. Örgüte göre “çifte ret”, 2022’de Rusya’ya yönelik Avrupa Birliği yaptırımlarının benimsenmesiyle zaten zedelenmiş olan tarafsızlık ilkesini daha da belirsiz hâle getiriyor. Pro Schweiz, açık kurallar olmadan tarafsızlığın tehlikede olduğunu savunuyor.
Tarafsızlık inisiyatifi, Rusya’nın Ukrayna’ya saldırısından yaklaşık dokuz ay sonra, 2022’nin sonunda başlatılmıştı. Mevcut anayasa, Federal Hükümet ve Parlamentonun İsviçre’nin dış güvenliğini, bağımsızlığını ve tarafsızlığını korumakla yükümlü olduğunu belirtiyor.




