
Resmi verilere göre çalışanlar artık daha sık ve daha uzun süre işe gidemiyor. 2024 yılında kişi başına ortalama 8,5 gün hastalık veya kaza izni kullanılırken, bu sayı 10 yıl önce yaklaşık 6 gündü. Uzmanlara göre bu durumun İsviçre ekonomisine yıllık maliyeti yaklaşık 70 milyar frank seviyesinde.
Bu tabloya çözüm olarak SVP’li siyasetçi ve iş insanı Diana Gutjahr, dikkat çeken bir öneri sundu. Buna göre doktorlar, hastanın teşhisini açıklamadan, işverene çalışanın hangi işleri yapabileceği veya yapamayacağı konusunda daha fazla bilgi verebilecek. Böylece çalışanların tamamen işten uzak kalması yerine, daha hafif görevlerle iş hayatına daha erken dönmesi hedefleniyor.
Gutjahr ayrıca bu düzenlemenin, “gerçeği yansıtmayan” bazı doktor raporlarının önüne geçebileceğini savunuyor. İşverenlerin doktorlarla daha doğrudan iletişim kurabilmesi sayesinde, çalışanların durumunun daha net anlaşılacağını ifade ediyor.
Ancak öneri büyük tartışma yarattı. Federal Hükümet (Bundesrat) bu değişikliğe karşı çıkıyor. Yetkililere göre mevcut yasalar zaten yeterli ve yanlış doktor raporlarıyla mücadele için gerekli hukuki araçlar mevcut.
İsviçre Tabipler Birliği (FMH) de benzer görüşte. Kurum, doktor raporlarının zaten resmi belge niteliği taşıdığını ve yanlış düzenlenmesi durumunda bunun suç sayıldığını vurguluyor. Ayrıca bugün bile, çalışan onay verdiği takdirde işverene daha detaylı bilgi sunulabilen “yapılandırılmış doktor raporları” uygulamasının bulunduğuna dikkat çekiliyor.
Eleştiriler yalnızca hukuki değil, etik boyutta da yoğunlaşıyor. Uzmanlara göre doktor-hasta gizliliğinin zayıflatılması, çalışanların sağlık bilgileri konusunda kendilerini güvende hissetmemesine yol açabilir.
Öte yandan iş dünyası cephesi, uzun süreli hastalık izinlerinin şirketler için ciddi maliyetler yarattığını belirtiyor. Artan sigorta giderleri ve iş gücü kaybı, bu tür düzenlemelerin neden gündeme geldiğini açıklıyor.
Sonuç olarak İsviçre’de bu tartışma, çalışan hakları ile ekonomik çıkarlar arasında hassas bir denge kurma arayışını gözler önüne seriyor. Kararın nasıl şekilleneceği ise parlamentodaki görüşmelerin ardından netleşecek.




