
Bu nedenle hastaneler, sundukları hizmetleri doğru şekilde faturalandıramıyor.
Sağlık sigortaları ise eski sistem üzerinden gönderilen faturaları kabul etmeyerek ödemeleri durdurmuş durumda. Bu kesinti, bazı hastanelerin kasasında her ay milyonlarca franklık bir boşluk yaratıyor.
Muri Bölge Hastanesi’nde yönetimde görev alan bir doktor, durumun ne kadar kritik olduğunu “yüksek maaşları geçici olarak yarıya indirmeyi bile tartıştık” sözleriyle anlatıyor. Hatta likidite sağlamak için hastane mülklerinin satılması bile gündeme gelmiş. Ancak vakıf yönetimi, personelin bu krizin bedelini ödememesi gerektiğine karar verdi. Maaşlar ödeniyor, fakat para akışı olmadığı için hastane bankalardan kredi çekmek zorunda kaldı.
Benzer bir tablo Aarau Kanton Hastanesi’nde de görülüyor. Hastane, her ay 20 milyon franklık bir gelir kaybı yaşadığını açıklıyor. Yönetim, bu açığın maaş ödemelerini bile tehlikeye atabileceğini belirtiyor. Bu nedenle banka kredileri devreye sokulmuş durumda. Hastane, bu kredilerin maliyetinin sağlık sistemine gereksiz bir yük bindirdiğini vurguluyor.
Sorunun temelinde, Federal Hükümet’in Tardoc’un nihai versiyonunu ancak Kasım 2025’te onaylaması yatıyor. Yazılım üreticileri bu kararı beklediği için geliştirme süreci gecikti. Hastaneler, sigortaların geçici olarak avans ödeme yapmasını talep etti; ancak sigorta birliği Prio.Swiss bu öneriyi reddetti. Sigortalar, hastanelerin bir yıldan fazla hazırlık süresi olduğunu savunuyor ve likidite sağlamanın kendi görevleri olmadığını belirtiyor.
Durumu daha da ağırlaştıran bir diğer unsur, son yıllarda siyasi olarak teşvik edilen “ayakta tedavi, yatarak tedaviye tercih edilir” yaklaşımı. Bu politika nedeniyle hastanelerin ambulant hizmet hacmi önemli ölçüde arttı. Şu anda ise grip dalgası nedeniyle acil servisler dolup taşarken, bu hizmetlerin önemli bir kısmı faturalandırılamıyor. Muri Hastanesi’nden doktor, “Kimse durumumuzu umursamıyor. En kötü ihtimalle bir hastane eksilir” diyerek çaresizliği özetliyor.
Buna karşın tüm hastaneler aynı ölçüde etkilenmiş değil. Zürih ve Bern üniversite hastaneleri, geçiş sürecine önceden hazırlık yaptıkları için daha az zorlanıyor. Bazıları geçici çözümlerle fatura kesmeye başlayabildiğini bildiriyor. Bu kurumlar, kısa vadede operasyonel risk görmediklerini belirtiyor.
Hastalar açısından ise şimdilik büyük bir değişiklik yok. Tedaviler devam ediyor, faturalar gönderiliyor, sigortalar hasta payını talep ediyor. Ancak hastaneler için asıl soru, bu durumu ne kadar sürdürebilecekleri. Kredi maliyetleri arttıkça ve yazılım devreye alınmadıkça, finansal baskı büyümeye devam ediyor.







