Bilim & Teknoloji

İskandinavya’da 10.000 Yıllık DNA Taşıyan Sakız Keşfedildi

Huş ağacı kabuğundan yapılmış eski bir sakız, 10.000 yıldan fazla bir süredir İskandinavya’nın ilk yerleşimcilerinin DNA’sını koruyormuş.

1990’larda İsveç’in kıyı yakasında yer alan ve ‘Huseby Klev’ olarak bilinen avcılık-balıkçılık bölgesinde keşfedilen üç parçalı sakız, bilim insanlarının ilgisini çekmeden neredeyse 30 yıldır bekliyordu.

Birkaç yıl önce araştırmacılar, bu kırılgan madde üzerinde test yapmaya başlamışlardı ve geçtiğimiz yılın Aralık ayında, kalıntılarda antik insan DNA’sı keşfedildi. Bunun üzerinden 5 ay geçti ve araştırma ekibi sonunda daha açıklayıcı ve güncellenmiş bir makale yayımladı.

Araştırma ekibinin sözcülerinden Natalija Kashuba, “Bu şaşırtıcı sonuçları elde etmek biraz zamanımızı aldı zira araştırmanın bir de yasal boyutu var. Sakız kalıntılarından elde edilen DNA tam 10.000 yıl öncesine dayanıyor!” dedi.

Sakız kalıntısındaki diş izleri üzerinde çalışan ekip, Taş Devrine ait tükürük örnekleri buldu. Bu sayede de o bölgedeki en eski insanların DNA’ları açığa çıkmış oldu. Görünen o ki elde edilen her sakız kalıntısı, belirli bir kişiye aitmiş: İki kadın ve bir erkek. Ancak sözcülerin dediğine göre, sakızın kullanım amacı bugünlerde olduğu gibi sadece hobi değilmiş.

Ham maddenin etrafındaki esintilerden anlaşıldığı kadarıyla, o bölge alet-edevat üretimi için kullanılıyormuş ve sakız da işlemin bir parçasıydı. Sakız, büyük ihtimalle yapılan bir eşyayı çoğaltmak için kalıp çıkartma veya yapıştırma gibi işlemlerde kullanılıyordu.

Genomik bilgileri bir araya getiren araştırmacılar, bu ilk insanların genetik olarak aslında Batılı avcı-toplayıcılara benzediğini ve Buz Devri döneminden bireyler olduğunu gördüler. Yani sakızın bölgede bulunması, İskandinavya’ya günümüzde Rusya olarak bilinen Doğu Avrupa bölgesinden geldiğini belirtiyor.

Stockholm Üniversitesi’nde araştırmacı olan ve bahsi geçen DNA üzerinde analiz yapan Türk bilim insanı Emrah Kırdök, “Bu antik sakızlar bizlere alet edevat ve insan genleri arasındaki bağlantıyı anlamamız için bir fırsat sunuyor” diyor.

X