Hayat

Hoş Geldin Kış

Soğuk kış günleri her ne kadar çeşitli türleriyle hayatımıza giren sinir bozucu gripleri arttırsa da, ilk karın düşmesiyle virüslerin ölmesine ve sağlık getirmeye de geldi. İşte bu sebeple kıştan değil, hazırlıksız yakalanmaktan korkmalıyız. Doğa bütün düzeniyle hastalığı da şifayı da vermiş. Soğuğun da sıcağında tadını çıkarmak için biraz özen gerekli o kadar.

Bu cümleyi karı ve soğuğu özleyen biri olarak hasretle yazıyorum. Şimdi kış mevsiminden çok uzakta yaşadığım bu ülkede (Endonezya), aslında hep şikayet ettiğimiz, çoğu insanın depresif bir ruh haline büründüğü kış mevsimini ve kıymetini daha iyi anlar oldum. Bakın kışın tadını nasıl çıkarırsınız anlatayım. Kendim ve ailem için soğuk sıkım organik keçiboynuzu özünü hayatımıza kattım katalı hastalıklar azaldı. Alerjik hassasiyetler, kuru öksürükler gittiği gibi, sanki bağışıklığımızda artık eskiye göre daha iyi.

İkincisi, ada çayı gargarası. Henüz 2.5 yaşındaki kızım Aslınur Işık hariç bütün aile, birkaç dal ada çayını 5 dakika kaynatıp süzerek hazırladığım gargarayı her gün kullanıyoruz. Boğaz enfeksiyonlarına karşı ne kadar koruyucu olduğunu bizzat yaşayarak öğrendik. Üstelik hazırladığınız gargarayı bir cam şişe içinde lavabonun yanında iki gün kullanabiliyorsunuz.

Üçüncüsü, mayaların muhteşem birlikteliği. Mayalar derken anam babam usülü yeme alışkanlıklarından bahsediyorum. Sindiriminiz sorunsuz çalışıyorsa, bağışıklığınız zorlanmıyor. Ninelerimiz ne yapardı? Yoğurdu evde mayalar, yazdan kış hazırlığı yapardı. Turşular kurulur, tarhanalar hazırlanırdı. Şişe şişe domates kışın kullanmak için özenle kaynatılıp kapatılırdı. İşte bende bunları alışkanlık haline getirdim. Özellikle mevsimin getirdiği meyve ve sebzelere kucak açarken tarhanayı, yoğurdu, turşuyu unutmuyorum.

İşte dördüncü ve sonuncu tedbirim, soğan ve sarımsağın hayatımızdaki yerini arttırmak oldu. İnanın bu Allah’ın lütfu besinler her mevsimde sadık askerleriniz olarak yanı başınızda yardıma hazır. Eskiden kokar korkusuyla uzak durduğumuz bu güzellerin faydalarını uzmanlar anlatmakla bitiremiyor. Ben naçizane hemen hemen her gün bir küçük sarımsak da yutuyorum ve arka arkaya unutursam birkaç gün sonra yorgunluk hissim artıyor. Bütün tüketiğiniz gıdaların mümkün olduğunca organik olmasına dikkat ederek kendinize ve çocuklarınıza paketli gıdalar yerine atadan gelen yeme alışkanlıklarını hediye ederseniz, Endonezya’da bile faydaları sizinle oluyor.

Kışın yetişen sebze ve meyveler bütün şifalarıyla size gülümserken, soğan ve sarımsak miktarını hayatınızda arttırırsanız hem daha enerjik hem de daha güçlü bir bünyeniz oluyor. Prof. Dr. İbrahim Saraçoğlu, bu şifalı bitkinin bir de kürünü öneriyor. Ne için mi? Bakın neler neler için:
“Soğan kürü, miyom, polikistik over, iyi huylu prostat büyümesi, kıl dönmesi, hamile kalma, menopoz gibi rahatsızlıklarda tedavi amacıyla kullanılan bitkisel bir kürdür. Soğan evlerimizde yemeklerimizde kullandığımız sebze olmanın dışında, içeriğinde bulunan B, A ve C vitamini, iyot, silis, fosfor, kükürt gibi maddeler, antibiyotik görevi yapan içerikler ve hazmı kolaylaştıran fermentlere sahip olan şifalı bir sebzedir. Soğan tüketiminin fazla olduğu ülkelerde, kanser hastalığının daha az görüldüğü tespit edilmiştir. Evlerinizde taze olarak hazırlayabileceğiniz kür, 15 gün boyunca düzenli olarak kullanıldığında hastalığınıza çare olabilir.”

NASIL HAZIRLANIR?

Kürü hazırlamak için ihtiyacımız olan malzemeler, bir adet açık kahverengi kabuklu kuru soğan ve iki bardak klorsuz su. Soğanı kabukları kırmızı, mor ya da beyaz kabuklu olandan seçmemelisiniz. Bunlar yapılacak kürde etkili olmamakta. Sizin kullanacağınız yemeklerde kullanılan kuru soğandır. Soğanı kök ve kabuğuyla birlikte kullanacağımızdan, yıkayıp sirkeli suyun içinde bir süre bekletmelisiniz. Bu şekilde dezenfekte olmasını sağlarsınız. Suyu bir tencerenin içine koyarak, ocağın üzerinde kaynamaya bırakın. Kaynadıktan sonra kuru soğanı dört parçaya bölerek içine atın. Bu şekilde yaklaşık olarak beş dakika kadar kaynatmanız, kürü hazır hale getirecektir. Kullanıma hazır olması için biraz ılınmasını beklemelisiniz.

SOĞAN KÜRÜNÜN FAYDALARI NELERDİR?
•Kadınlarda meydana gelen çikolata kisti (endometriosis) ve miyom oluşumlarına karşı tedavi edicidir.
•Polikistik over sendromu tedavisinde faydalıdır.
•Kadınların yaşadığı adet düzensizliğini ortadan kaldırmaya oldukça etkilidir.
•Menopoz şikayetlerini azaltmak için içilmelidir.
•Vajinal akıntılarda kullanılmalıdır.
•Kıl dönmelerinde fayda sağlayacaktır.
•Hamile kalmak isteyenlerin, sorunlarına çare olacaktır.
•Ciltte çıkan iltihaplı sivilce ve aknelerde tedavi edicidir.
•İçeriğindeki sulfosid nedeniyle antibiyotik özelliğine sahiptir.
•Dolaşım sistemini düzenler.
•Bağışıklık sistemini güçlendirici etkileri bulunmaktadır.
•Vücutta meydana gelen yağlanmayı azaltacağından, zayıflamaya yardımcı olur.
•Stres giderici ve balgam söktürücü etkileri vardır.
•Prostatta oluşan iltihapları azaltıcı etkileri nedeniyle, ağrıların azalmasına yardımcıdır.
•Çiğ soğan tüketimi, yemek sonrasında kandaki total gliserit oranını düşürür.
•Sinüzit rahatsızlığının ilerlemesini önler.

SOĞAN KÜRÜ NASIL UYGULANIR?
•Soğan suyu ile hazırlanmış olan kür, sağlık sorunlarına fayda sağlaması açısından en az altı ayda bir defa 15 gün süreyle uygulanmalıdır. Bu süreyi aşmamaya dikkat edilmelidir.
•Hazırlanmış olan kürü ılık olarak tüketmelisiniz.
•Öğle ve akşam yemeklerinden on dakika önce bir bardak içmelisiniz.
•Daima içeceğiniz kür taze olarak hazırlanmalıdır.
•Kürü hazırlamak için mutlaka açık kahverengi kabuklu beyaz soğan kullanılmalıdır.
•Kullanılacak soğanların dış kabuğu kuru ve taze olması gerekir. Çimlenmiş ve köklenmiş olanlar bayattır.

“Lütfen tarif edilen hiçbir bitkisel kürü kafanıza göre kullanmayın. Özel bir hassasiyetiniz olabilir. Doktorunuza danışmanızda fayda var. Bir de aman unutmayalım. Bu kürler asla bebekler ve çocuklar için değil. Kürü yerine çocuklarınıza sağlıklı olduğunu öğrendiğiniz şeyleri yeme alışkanlığı edindirmek en güzeli”

Her şeye rağmen grip geldi sizi bulduysa üzülmeyin. Hocanın lafı üzerine laf olmaz ya, bende naçizane yıllardır uyguladığım grip çorbasının tarifini vermek istiyorum.

Derya’nın Grip Çorbası

Üç dört adet büyükçe kuru soğan
6 diş sarımsak
Bulabilirseniz organik tavuğu kaynatarak elde ettiğiniz tavuk suyu, et suyu. Bulamazsanız normal içme suyu. Asla hazır paket et suları kullanmamanızı öneririm.
Az tere yağı (1 yemek kaşığı)
Az zeytin yağı (İki yemek kaşığı)
1 orta boy havuç
Yarım demet maydonas
Bir tutam karabiber
Bir tutam hakiki pul biber
Damak zevkinize göre tuz
1 yemek kaşığı tepeleme un

Hazırlanışı:
Öncelikle organik olduğuna emin olduğunuz tavuğu tuzlu suda kaynatıp suyunu çıkarın. Aynı şekilde kemik, et suyu da elde edebilirsiniz. Başka bir tencerede normal büyüklükte doğradığınız soğanı, ayıkladığınız sarımsakları bütün olarak, mümkün olduğunca ince doğradığınız havuç ve maydonozu haşlayın. Haşlama suyu biraz kalana kadar haşlayın. Ardından bir el blenderiyle güzelce püre haline getirin. Sonra bir tencereye, bir kaşık tereyağını koyup eritin (yakmadan), bir kaşık tepeleme unu ekleyin ve kokusu çıkana kadar kavurun. Ardından sebze pürenizi karıştıra karıştıra ekleyin. Sonra üzerine tavuk suyunu… Tuz , karabiber, pul biberde ekledikten sonra, kaynayana kadar karıştırın, kapatmadan hemen önce zeytin yağını ekleyin karıştırıp altını kapatın. Bizim evde nane ve kekik olmadan çorba içilmediği için ben bunları da eklerim. Siz isterseniz ekleyin.

İçer içmez insanı fişek gibi yapan grip çorbam işte böyle yapılıyor. Çorbalar bittiyse bendeniz için dışarı çıkamıyorsanız bile, bari camı açıp bir serin hava teneffüs ediverin. Havanız sağlıklı, kışınız sağlıklı, kafanız rahat olsun.

[KTU / ID-5753]

Quelle: kA

Tags: , , , ,

Benzer Haberler

AVM’lerdeki el kurutma makineleri sağlığımızı tehdit mi ediyor?
Patatese kim hayır diyebilir?

EKONOMİ

En Çok Okunanlar
Menü