Gezi Rehberi

¡HOLA SEVİLLA!

Portakal kokulu sokaklarda Flamenko sesleri… Binbir Gece Masalları`ndan çıkmış gibi duran, İslam sanatının büyüleyici izleriyle süslü Alcazar Sarayı… Birbirinden lezzetli Tapas`lar… Tüm bunlar sizi de baştan çıkardıysa bir sonraki rotanız Sevilla`ya yolculuk başlasın!

Bazen bir kelimenin büyüsüne kapılıp yola düşer insan. Bizimki de öyle oldu. Adında bile farklı kültürleri katman katman taşıyan Endülüs`ü tanımak için, bölgenin merkezi Sevilla`da bulduk kendimizi. Sevilla, Endülüs özerk bölgesinin en büyük, İspanya’nın da dördüncü en büyük şehri.

Şehrin en büyük özelliği farklı uygarlıkların izlerini bir arada taşıyan mimarisi ve kültürü. Milattan önce 2. Yüzyıl civarında bir İber kasabası olarak kurulan Sevilla ilk başta Antik Roma yönetimi altındayken milattan sonra 711’de Müslüman ordular tarafından ele geçirilmiş. Özellikle Abbadi ve Muhavvid hanedanlarının döneminde önemli bir ticaret merkezi olarak kalkınan şehir 1248’de İspanyol egemenliğine girmiş. Yeni Dünya’nın keşfiyle birlikte dünyanın en önemli tıcaret merkezlerinden biri haline gelen bu şehir, Yeni Dünya’dan getirilen ganimetlerin ilk uğrak noktası olmuş.

Bir zamanlar Müslüman, Hristiyan ve Yahudilerin bir arada yaşadığı şehrin sokaklarında farklı kültürlerin izleri her an karşınıza çıkıyor. İçinden geçen her yolcu gibi bizi de işte bu özgün karışım büyülüyor.

Sevilla`ya kaç gün ayırsak?

Endülüs bölgesinde Sevilla başta olmak üzere Cordoba, Granada, Cadiz gibi görülmesi gereken birçok güzel yer var. Genelde gezginlerin tercihi Sevilla veya Malaga`daki havaalanlarını kullanarak bölgeyi keşfetmeye başlamak. Şehirler arasında ortalama 2-3 saat süren otobüs ve tren yolculuklarıyla seyahat etmek mümkün. Bizim tercihimiz Sevilla`yı hakkıyla 4 gün gezmek oldu. Granada ve Cordoba`yı başka bir zamana bıraktık. Sevilla için en az 2-3 gün ayırmanızda fayda var. Çok fazla müze alternatifi olmasa da Alkazar Sarayı, Sevilla Katedrali (Catedral de Santa María de la Sede) gibi büyük ve büyüleyici yerleri görmek bile en az 4èr saatinizi alacaktır. Şehrin birbirinden güzel mahalleleri, restoranları, Flamenko gösterileri, alışveriş noktaları derken zaten zaman hızla akacak.

Nasıl gezilir?

Sevilla içinden geçen Guadalquivir Nehri ile ikiye bölünmüş. Otobüsler aradaki kısa köprüleri kullanarak genelde şehri ring seferi yaparak turluyor. Turistlerin en çok ziyaret ettiği eski kent alanı şehrin doğu yakasında. Burası yürüyerek çok rahat gezilebilir. Seramikleriyle ünlü Triana Mahallesi için nehrin karşı kıyısına otobüsle ya da yürüyerek geçebilirsiniz. Otelinizi Santa Cruzà yakın seçerseniz her yere yürümeniz kolaylaşır.

Sevilla`da bunları mutlaka yapın!

1. Binbir Gece Masalları`ndan çıkmış gibi duran Alkazar Sarayı`nın bahçesinde yürüyün.
2. Flamenko`yu doğduğu topraklarda izlemek için, her gün düzenlenen dans showlarından birine gidin.
3. Sevilla Katedrali ve Giralda Kulesi`ni görün. Tepesinden şehrin manzarası harika.
4. Katedralin hemen yanında bulunan; daracık sokakları, balkonları ve restoranlarıyla ünlü eski Yahudi mahallesi olarak bilinen Santa Cruz bölgesinde zaman geçirin.
5. Triana bölgesinde eski tarihi seramik atölyelerini ve küçük seramik müzesini gezin. Hediyelik seramiklerden hem kendinize hem sevdiklerinize alın. Başka yerde bulamazsınız.
6. Tapas barlarda bol kepçe sunulan lezzetli Tapaslarla kendinizden geçin. Özellikle bal ile sunulan ızgara keçi peynirini mutlaka deneyin.
7. Dev bir meydan diyebileceğimiz Plaza de Espana`yı ziyaret edin.

www_pusulaswiss_net_newadmin_uploadfiles_A5346_16153_jpg

Alcazar Sarayı

Sevilla`yı ana ziyaret sebebi sadece bu sarayı görmek bile olabilir. Alkazar Sarayı Müslüman devletlerden kalan İslami dekorlar ve işlemeler, daha sonrasında eklenen Gotik mimarisiyle hayranlık uyandırıyor. Uçsuz bucaksız ve cennet kıvamındaki bahçelerini gezmeyi sakın unutmayın.

www_pusulaswiss_net_newadmin_uploadfiles_A5346_161640_jpg

Sevilla Katedrali

Dünyanın en büyük üçüncü katedrali olma özelliği taşıyan bu katedral gerçekten de büyüklüğüyle insanı büyülüyor. Müslümanlar tarafından inşa edilen eski bir caminin üzerine kurulan katedralde, yıkılan caminin minaresinden yapılan Giralda isimli kule öne çıkıyor. Bu kulenin tepesine çıktığınızda şehrin muhteşem manzarasını seyredebilirsiniz. Katedralle ilgili bir diğer öne çıkan bilgi de Kristof Kolomb’un anıt mezarının burada yer alması.

www_pusulaswiss_net_newadmin_uploadfiles_A5346_161837_jpg

Santa Cruz Mahallesi

Müslüman Devletleri döneminde Yahudilerin yaşadığı bir mahalle olan Santa Cruz gezginleri büyülüyor. Daracık sokaklardan geçerken rengarenk evlerin arasında yer yer hediyelik eşya dükkanlarına ve baharatçılara rastlamanız olası. Tarihi binaların bir kısmı butik otel olarak hizmet veriyor.

www_pusulaswiss_net_newadmin_uploadfiles_A5346_162043_jpg

Plaza de Espana

Plaza de Espana devasa bir bina ve etrafını kuşatan kocaman bir kanala sahip, Venedik`i andıran bir meydan. Günün her saati oturup etraftaki koşuşturmacayı, kanalda sandalla kürek çekenleri ve etraftan geçen faytonları izleyebilirsiniz.

A5346_163029

Triana Mahallesi

Çingene mahallesi olarak da geçen Triana bölgesi geleneksel seramik atölyelerinin merkezi. Halen hizmet veren birçok atölye olsa da büyük fabrikalar zamana yenik düşmüş ve kapanmış. Triana`yı tanımak için seramik müzesini gezmenizi tavsiye ederiz. Triana ayrıca görkemli festivalleri ve Flamenko`nun doğuşuna ev sahipliği yapmasıyla da ünlü. Gitmişken mutlaka köprünün hemen yanında yer alan sabit pazarı gezin; taptaze deniz ürünlerinin, peynirlerin tadına bakın.

Haber: Bahar Gökbender

 
X