Güncel Söyleşi

‘Hep Şarkıcı olmak isterdim’

Pusula okurlarının özlemle beklediği söyleşi dizilerimize yeniden başlamanın mutluluğunu yaşıyoruz. Her ay yeni bir konuğu ağırlayacağımız söyleşi köşemizde ilk konuğumuz, okurlarımızın hayranlıkla televizyon ekranlarından ve müzik dünyasından tanıyıp takip ettiği oyuncu, söz yazarı ve şarkıcı kimliklerini başarıyla taşıyan sanatçı, Kutsi…

Sevgili Kutsi, herkes seni bu isimle biliyor ama asıl adın Ahmet Kutsi Karadoğan. Piyasada bu şekilde tanınmanın özel bir nedeni var mı?
-Profesyonel müzik hayatıma Erol Köse ile başladım. İlk çıkışım, Erol Köse Production tarafından 2000 yılında “Aşk Payını Aldı” isimli albümle oldu ve albüm çok ses getirdi. Çıkış olarak akılda kalıcı ve kısa bir isim kullanmamız gerekiyordu Erol Abi ile Kutsi isminde karar kıldık. Bu tercih bizi yanıltmadı. O tarihten beri herkes beni Kutsi ismiyle tanıdı ve sevdi.

Hayranların tarafından tanınana kadar neler yaşadın. Bize kısaca hayat hikayenden bahsedebilir misin?
-O zaman çok kısa kendimi tanıtayım. 16 Mart 1973 yılında Malatya’da doğdum. Çok küçük yaşlardan beri, beş- altı yaşlarından beri müziğe karşı çok ilgim vardı. Bu ilgim hiç eksilmedi hep artarak devam etti. Arkadaşlarım ve öğretmenlerimde lisedeyken sesimi çok beğeniyorlardı. Bu ilgi ve istekle şan dersleri almaya başladım. Allah’a şükürler olsun hayalimi gerçekleştirebildim. Sevilen bir müzisyen ve oyuncu olmak beni çok mutlu ediyor.

Ne güzel… Peki şimdiye kadar kaç albüm yaptın?
– En son 2014’de yaptığım “Yaz Günü ” albümü ile 8 albümüm oldu.

“İlk yaptığım albümün heyecanı ve hatırası bir başka..”

Bir sanatçı için en sevdiği albümü diye bir şey var mıdır? Sen yaptığın albümlerden en çok hangisini beğeniyorsun?
-Müzisyen olan, özelliklede benim gibi birçok bestesini kendi yapmış sanatçılar için her bir eser ve albüm evladı gibidir. Hiçbirini ayıramazsınız. Ben de ayıramıyorum ama ilk yaptığım albümün heyecanı ve hatırası bir başka.

Sevgili Kutsi gençler arasında bir çok şarkın hit oldu. Görme şansı bulduğum konserlerinde de gözlemlediğim, gençlerin şarkılarına karşı derin bir ilgi duyduğu. İlk aklıma gelen ve sayabildiğim. “Sana Ne, Ağlama Kalbim, Aşkın Gururu, Geçer, İlan-ı Aşk, Doğum Günü, Aynadaki Karşılığı Benim, Zor Olsa da” gibi birçok şarkını gençlerin seninle birlikte ezbere söylediklerine şahit oldum.
-Abiciğim sizde maşallah bir çırpıda çoğu şarkımı sıraladınız.

Kültür ve sanat sorumlumuz Mehmet Ali Tuncer Kutsi ile birarada
kutsi röportaj 1

Bende senin hayranın olduğum ve şarkılarını zevkle dinlediğim için bunları kolaylıkla sayabildim.
– Önemli olan bir anda sayabilmek teşekkür ederim. İnsan sevildiğini işte böyle anlıyor.

Benim gibi seni seven ve takip etmek isteyenler için konserlerinden bahsetmen mümkün mü?
-Huzur Sokağı dizi çekimi nedeniyle çok sık konser veremiyorum. Dizi bitti yazın başlamasıyla bir çok yerde yurtiçi, yurtdışı konserlerim devam edecek.

“Beni gerçekten doktor zannedenler oldu”

Biraz da oyunculuğundan bahsedebilir misin? Nasıl başladın, zorlandın mı?
-Valla okul hayatımda ufak tefek bazı oyunlarda yer almıştım ama oyunculuk aklımın ucundan bile geçmiyordu. Benim için varsa yoksa müzikti. 2006 yılında Faruk Aksoy “Doktorlar” adında bir dizi için yanına çağırdığında dizinin müziklerini yapmak için beni çağırıyor zannettim. Ama oyunculuk teklif etti. ‘Abi hiç oyunculuk yapmadım. Nasıl olur?’ dedim. “Sen merak etme bu işin altından kalkarsın,” diyerek beni motive etti. Diziye ilk başladığımda çok zorlandım ama bugünki oyunculuk seviyemi gördüğümde ben bile kendime hayret ediyorum. İlk olarak doktorlarda beyin cerrahı Levent karakterini canlandırdım. 2009’a kadar devam ettik. Bir sene kadar ara verdikten sonra yoğun istek üzerine bir sene sonra diziye tekrardan başladık. Rolün psikolojisine o kadar kendimi kaptırmıştımki kendimi doktor gibi hissediyordum. Bıraksalar beyin ameliyatına bile girebilirdim. Hatta diziyi seyredip beni gerçekten doktor zannedenler oldu. Gelip benden beyin ameliyatını yapmamı isteyen hastalar bile çıktı.

Şimdiye kadar kaç dizide rol aldın?
-Doktorlardan sonra Kahramanlar diye bir dizi yaptım. Son olarak da ATV’de yeni bitirdiğimiz Huzur Sokağı dizisi ile birlikte üç dizi oldu.

Yeni projeler var mı?
-Evet dizi ve sinema teklifleri var ama ben biraz ara verip müziğe yoğunlaşmak istiyorum. Senaryosunu beğendiğim dizi ve ya film olursa tekrar düşünebilirim.

Biraz magazin yapmak istiyorum.
-(Gülüyor)Zaten konunun eninde sonunda buraya geleceğini biliyordum.

Çoğu hayranın seni müzmin bekar olarak biliyor ama aslında öyle değil?
-Evet doğru. Uzun süreli bir birlikteliğin ardından 2008’de hayatımın kadınıyla nikah masasına oturdum. 2009’da da aşkımızın meyvesi olan Ceylin Ada dünyaya geldi. Mutlu bir evlilik sürdürüyorum. Bütün bekarlara evlenmelerini tavsiye ederim. Özellikle çocuğumuz olduktan sonra eşimde bende çocuğumuz için yaşar olduk. Dünyada hiçbir şeye değişilmeyecek bir duygu.

Kutsiciğim seninle İsviçre’de bir gece kulübü açılışına gitmiştik hatırlarsan. Seni İsviçre’de görmek çok hoştu. Bu senede İsviçre var mı?
– Olacak inşallah. Evet, sizinle çok hoş bir İsviçre gezisi yapmıştık. İsviçre gerçekten çok güzel bir ülke. Tekrar tekrar İsviçre’ye gitmeyi tabii istiyorum. Bu arada İsviçre Pusula Gazetesi’nden bizi takip eden sevenlerime de buradan selam göndermek istiyorum.

Kutsi röportaj 2