Yazarlar

Hayırlısı olsun

Daha bir kaderci, kısmetçi mi oldum ne?

Yoksa böyle daha mı kolay oluyor bazı şeyleri hazmetmek?

Avutuyor muyum kendimi „hayırlı değilmiş“ diyerek?

Kabullenmeye mi çalışıyorum bu yolla?

Belki…

Sebebini henüz çözebilmiş değilim ama o kadar sık kullanır oldum ki sinir oldum geçen gün.

“Ahhhh… yeter! Başka laf bilmez misin sen?” dedim kendime.

Sonra girdim bir araştırdım.

Nedir bu hayırlısını dileme hastalığı?

“Dini terminolojide kullanılan bazı kavramlar zamanla anlamları değişerek kullanılmaya başlanmışlardır. Bunlardan bir tanesi de bir insan yada toplum için “hayırlı” olan kavramıdır. Gündelik yaşamda konuştuğumuz insanlar sıklıkla “hayırlısı olsun” yada “hayırlı olsun” gibi ifadeleri kullanırlar. Acaba bu kişilere konuşmalarında kullandıkları “hayırlı” kelimesinden kastettikleri nedir acaba sorsak ne cevap verirler? Bu insanların günlük yaşamlarını yakından takip ettiğimizde, hayata bakışlarını göz önüne aldığımızda bu kelimenin genelde sağlık durumunun iyi olması, uzun yaşaması, işlerinin iyi gitmesi, kazancının artması gibi manalarda kullanıldığını görürüz.”

Yani biz aslında hayırlısını dileyerek bizim için iyi olanı, bize iyi gelecek olanı istiyoruz. Ne olduğunu bilmeyerek…

Yine bir yerde bilmemekten kaynaklanan, bir şekilde ortaya çıkan, doğan bir kelime.

Ben bu aralar neyi biliyorum ki?

Okudukça aslında hiçbir şey bilmediğimi öğreniyorum.

Yaşadıkça doğrularımın yanlış olduğunun farkında varıyorum.

Belki de bilmediğim için bu kadar sık “hayırlısını” diliyorum.

Nokta gibi bu kelime.

Hayırlısı deyince söz bitiyor.

Dahası yok.

Diğer taraftan saatlerce yaptığım telefon görüşmesinin aslında hiçbir şeyi değistirmediğini söylüyor sanki bana.

Yine dönüp dolaşıp görüşmeyi “hayırlısı”yla bitiriyorum çünkü.

Karar verememe hastalığı biraz da sanki.

Aman her ne karın ağrısıysa işte!

Umarım en kısa zamanda bu bilmeme, hayırlısını dileme hallerinden kurtulur size bildiğim şeylerden bahsederim.

[BHR / ID-5550]

Quelle: kA