Haber Arama
Haber Yada Kategori Arayın...
Müdahale sinyali
ABD–İran geriliminde son durum
İran’da 28 Aralık’ta ekonomik nedenlerle başlayıp kısa sürede ülke geneline yayılan protestoların ardından, ABD Başkanı Donald Trump’ın Tahran’a müdahale edilebileceği yönündeki açıklamalarını yinelemesi Washington–Tahran hattındaki tansiyonu yükseltti.

ABD’li bir yetkili, artan bölgesel riskler nedeniyle Orta Doğu’daki bazı Amerikan üslerinden personelin geri çekildiğini açıkladı. Bu gelişme, üst düzey bir İranlı yetkilinin, ABD’nin saldırması halinde İran’ın Amerikan üslerini hedef alacağı uyarısını komşu ülkelere ilettiklerini söylemesinin ardından geldi.

İran yönetimi, bugüne kadarki en geniş protesto dalgalarından biriyle karşı karşıya kalırken, Trump yönetimi de hükümet karşıtı göstericilere yönelik baskıların ölümcül boyuta ulaşması durumunda müdahale seçeneğini gündemde tutuyor.

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin, ABD’nin talebi üzerine bugün İran’daki gelişmeleri ele almak üzere toplanması bekleniyor.

İsmini vermek istemeyen bir ABD’li yetkili, önlem amacıyla bölgedeki kritik üslerden bazı personelin çekildiğini belirtirken, Reuters’a konuşan Batılı bir askeri kaynak, ABD’nin saldırıya yakın olduğu izlenimi oluştuğunu ancak bu belirsizliğin Trump yönetiminin bilinçli bir stratejisi olabileceğini söyledi.

Beyaz Saray ise Başkan Trump’ın krize ilişkin olarak “bekle ve gör” yaklaşımını sürdürdüğünü ima etti.

Trump, gazetecilere yaptığı açıklamada, protestolara yönelik baskı sırasında ölümlerin azaldığı yönünde bilgiler aldığını ve şu an için idamların planlanmadığını düşündüğünü söyledi. Bu bilgilerin kaynağını ise “karşı taraftaki çok önemli kişiler” sözleriyle ifade etti.

ABD Başkanı, askeri müdahale ihtimalini tamamen reddetmezken, gelişmelerin yakından izleneceğini ve İran’dan “tatmin edici” mesajlar aldıklarını dile getirdi.

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi de hükümet karşıtı gösterilerle ilgili bir soruya yanıtında idam planlarının olmadığını savundu. Ancak Norveç merkezli İran İnsan Hakları Derneği, ülkedeki cezaevlerinde idamın yaygın biçimde uygulandığını bildiriyor.

Müdahalenin Zamanlaması Belirsiz

İki Avrupalı yetkili, ABD’nin askeri müdahalesinin önümüzdeki 24 saat içinde gerçekleşebileceğini ileri sürerken, İsrailli bir yetkili de Trump’ın müdahale kararına yakın olduğunu düşündüklerini, ancak kapsam ve zamanlamanın netleşmediğini söyledi.

Katar, Orta Doğu’daki en büyük ABD üssü olan El-Udeyd Hava Üssü’ndeki personel sayısının mevcut bölgesel gerilimler nedeniyle azaltıldığını açıkladı. Diplomatlar, bazı personele üssü terk etmelerinin söylendiğini, ancak geniş çaplı bir tahliye işareti bulunmadığını belirtti.

İngiltere’nin de olası bir ABD saldırısı öncesinde Katar’daki bir hava üssünden bazı personelini geri çektiği bildirildi.

Trump, protestoculara destek amacıyla İran’a yönelik müdahale tehdidini sık sık dile getirirken, 28 Aralık’tan bu yana süren gösterilerde 2 bin 615 kişinin yaşamını yitirdiği ifade ediliyor.

İran Genelkurmay Başkanı Abdolrahim Musevi, yaşananları ülkenin daha önce hiç karşılaşmadığı bir yıkım olarak tanımlayarak sorumluluğu dış güçlere yükledi. Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Noel Barrot ise olayları, “İran’ın çağdaş tarihindeki en sert baskı süreci” olarak nitelendirdi.

İranlı yetkililer, şiddet olaylarının “silahlı teröristler” tarafından gerçekleştirildiğini savunarak ABD ve İsrail’i ülkeyi istikrarsızlaştırmakla suçluyor.

İran’dan ABD’ye Müdahaleyi Durdurma Çağrısı

Trump, günlerdir İran’a müdahale mesajlarını açıkça dile getiriyor. CBS News’e verdiği röportajda, protestocuların idam edilmesi halinde çok sert karşılık vereceklerini söyledi ve İran halkına protestoları sürdürmeleri çağrısında bulunarak “yardım yolda” ifadesini kullandı.

Üst düzey bir İranlı yetkili ise Tahran’ın, bölgedeki ABD müttefiklerinden Washington’un olası saldırısını engellemelerini istediğini açıkladı.

ABD’nin bölgede, Katar’daki El-Udeyd Üssü ve Bahreyn’deki Beşinci Filo karargâhı başta olmak üzere geniş bir askeri varlığı bulunuyor.

İnternet kesintileri nedeniyle İran’dan bilgi akışı sınırlı kalırken, ABD merkezli HRANA, protestolarda hayatını kaybedenlerin sayısının 2 bin 615’e ulaştığını ve bunun 2009 ile 2022’deki gösterilerden çok daha yüksek olduğunu bildirdi.

2025 Haziran’ında İsrail’in, ABD’nin de katıldığı ve 12 gün süren saldırıları ile Avrupa ülkelerinin İran’ın nükleer programı nedeniyle BM yaptırımlarını yeniden devreye alması, ülkedeki ekonomik krizi daha da derinleştirdi.

Reklam Banner
Reklam Banner
Reklam Banner
Reklam Banner
Reklam Banner
Diğer Haberler
2026
Pusula Swiss – Tüm hakları saklıdır.
Özel Haber
Etkinlik
Anasayfa
Yazarlar
Video