Söyleşi Spor

Filenin Sultanı Gizem Karadayı Zürih Volero`da!

A Milli Kadın Voleybol Takımımızın ödüllü Libero`su Gizem Karadayı Zürih Volero Takımı ile anlaştı. Türk sporunu İsviçre`de başarıyla temsil eden voleybolcumuzla bir araya gelip çok özel bir söyleşi gerçekleştirdik.

Önemli başarılara imza atan Filenin Sultanları, A Milli Kadın Voleybol Takımımızın ödüllü Libero`su Gizem Karadayı Zürih Volero Takımı ile anlaştı. Türk sporunu İsviçre`de başarıyla temsil eden voleybolcumuzla bir araya gelip çok özel bir söyleşi gerçekleştirdik.

Türk Kadın Voleybol Takımımızın parmakla gösterilen oyuncularından olan Gizem Karadayı’yı birkaç satırla anlatmak hiç kolay değil. Filenin Sultanlarından Gizem Karadayı’yı yakından tanıdığınızda, başarılarının hiç de tesadüf olmadığını bir kez daha anlıyorsunuz. Bu hikayede bir sporcu olarak yaptığı spora gösterilen özen, özveri, çok çalışma ve hayranlıkla izleyeceğiniz bir sporcu disiplini var. En önemlisi de tıpkı ensesindeki dövmede yazdığı gibi sabır… Bütün sporsever çocuklarımıza ve onları destekleyen ailelerine de ilham olması dileğiyle Gizem’i daha yakından tanıyalım.

www_pusulaswiss_net_newadmin_uploadfiles_A5409_17230_jpg

Öncelikle Pusula Ekibi olarak Zürih`e hoşgeldin diyoruz Gizem. Burada olmandan büyük onur ve mutluluk duyuyoruz. Ne zaman geldin Zürih`e?
Ağustos`un 22`sinde burdaydım.

Genellikle başarılı sporcuların ailelerine baktığımızda başka sporcular da görürüz. Spor yapılan, konuşulan bir ailede mi yetiştin?
Ankara`da doğdum ve büyüdüm. Ailede çok sporcu var. Babam milli güreşçi, annem de üniversite zamanlarındayken voleybol oynamış. Zaten ata sporumuz güreş. Dedem, babam güreşte çok iyi yerlerdedir. Hatta dedemin altın kemeri vardır. Pehlivandır kendisi (gülüyor).

Sporla yaşayan bir ailen olduğu anlaşılıyor. Peki sen spora nasıl başladın?
Kücükken hiperaktif bir çocuk olduğum için evde artık annem beni idare edememeye başlamış. 6-7 yaşlarında okulda basketbol oynuyordum, yüzme derslerine katılıyordum ama enerjimi bir türlü atamıyordum. O zamanlar ablam voleybol oynuyordu. Bir gün anneme “ ben de voleybol oynamak istiyorum“ dedim. 8 yaşında Ankara`da voleybola başladım ve 21 yıldır da oynuyorum.

Ankara’da hangi takımda yetiştin?
Ankara Vakıfbank Spor Kulübü ilk yuvam oldu. Ondan sonra Toki, Türk Telekom, Marmaris Belediyespor, Galatasaray… Galataray`dan sonra 6 yıl Vakıfbank, 1 yıl Fenerbahçe ve şimdi de Zürih Volero`dayım.

Milli takım maceran nasıl başladı?
14 yaşında Yıldız Milli Takımı`yla başladım. Uzun yıllar Yıldız Milli`de oynadıktan sonra Genç Milli`ye geçtim. Sonra da A Milli Takımı.

“Ailemin desteği olmasa voleybolda asla bu kadar ilerleyemezdim!”

Günümüzde hiperaktif ya da çok hareketli çocukları olanlar karalar bağlıyor. Oysa sen doğru yönlendirilmişsin. 8 yaşında başlayan bir voleybol macerası ile bugün başarılı bir sporcusun. Ailem beni bu yolculukta sonuna kadar destekledi. Küçüklükten itibaren beslenmeyle, sporla ilgili bilinçli yetiştirildik. Onlar olmasa ben bu kadar ilerleyemezdim. Turnuvaya giderdik; yurtiçi yurtdışı, ailem de her zaman benimle gelirdi ve desteklerlerdi.

www_pusulaswiss_net_newadmin_uploadfiles_A5409_165947_jpg

Kariyerindeki yükselişten bahseder misin biraz da…
Ankara`da yetişme sürecimden sonra Marmaris Belediyespor`a geçtim. Bu arada daha da ilerleyebilmek için, bir şekilde İstanbul`a gitmem gerektiğini biliyordum. Sezon sonunda Galatasaray`dan teklif geldi ve ben hiçbir şarta bakmadan kabul ettim. Sonra hedefimi daha da yükseğe koydum.

Galatasaray`da da esas çıkışın başladı…
Galatasaray`da iken, Vakıfbank‘la bir final maçı oynadık. O sezon Vakıfbankspor ligde birinciydi. Kimse bizim kazanabileceğimizi düşünmezken, Vakıf`ı eledik (gülüyor). O maçtan sonra benim Vakıfbank`a doğru yolum açıldı. 6 yıl boyunca da birçok şampiyonluğu yaşadığım Vakıfbank`ta görev aldım. Şampiyonlar Ligi, Dünya Kulüpler Şampiyonası, Türkiye Kupası. Vakıfbank`la çok güzel yıllarım geçti.

Özellikle son 10 yılda Milli Takım, Filenin Sultanları olarak birçok başarıya imza attı. Sence şu anda Milli Takımımız hak ettiği yerde mi?
2012`ye kadar çok büyük başarılar elde ettik. 2012 yılında ülke olarak, takım sporlarında ilk kez olimpiyatlara gittik. 2012`den sonra biraz düşüş yaşadık ama, bu çok net bir düşüş değildi. Aslında daha iyi yerlerde olmamız lazım. Baktığın zaman çok iyi oyuncularımız var.

Zürih`e gelişine tekrar dönersek, nasıl oldu tam olarak?
Fenerbahçe`de oynarken hem yurtiçinden hem yurtdışından teklifler geliyordu. Hem Zürih`i daha önce gelip beğenmiş olmam hem de takımın iyi olması Zürih Volero`yu seçmemde etkili oldu. Biraz arada kaldım aslında. Türkiye`deki düzenimi bozmak beni düşündürdü. Eşimle, ailemle konuştum artıları eksileri. Ama gitmem lazım dedim ve iyi ki de gelmişim.

Nasıl bir ortam buldun burada?
Uçaktan indiğim ilk günü anlatıyorum. Evime eşyalarımı bıraktım ve şehre geldim. Tren istasyonundan göle kadar yürüdüm. İlk başta içimden nerdeyim ben, ne yapıyorum dedim. Tek başımayım, tanıdığım kimsem yok. Sonra bir iki saat yürüdüm. Akşama doğru göl kenarında gitar çalan şarkı söyleyen bir adam gördüm. Çevresinde insanlar oturmuş onu izliyor. Ben de oraya oturdum ve kendi kendime dedim ki “Her şeyi yaşadım, kaldırılabilecek tüm kupaları kaldırdım kulüpte, milli takımda. Hayatımda eksik olan tek bir şey var o da Avrupa`da oynamak. Ne kadar şanslıyım ki şimdi o da gerçekleşti.“

Peki Zürih Volero ile hedefler neler?
Volero`nun ilk hedefi aslında geçtiğimiz Dünya Kulüpler Şampiyonası`nda şampiyon olmaktı ama maalesef 4. olduk. Zürih Ligi Kupası`nı aldık, yani Türkiye Kupası gibi olan kupa. Şimdi önümüzdeki hedef Şampiyonlar Ligi`nde şampiyon olmak.

“İsterim ki, maçlarda daha çok Türk bayrağı görelim.”

İsviçre`de en çok Türk vatandaşının yaşadığı yer Zürih. Yaklaşık 30.000 vatandaşımız var. Onlara neler söylemek istersiniz?
Yurtdışında Libero olarak oynayan ilk voleybolcuyum. Bu aslında Türkiye için çok büyük bir başarı, hem de Avrupa`daki Türkler için görülmeye değer. O yüzden maçlara gelsinler, benimle tanışsınlar. Zaten benim burada oynadığımdan haberdar olup maçlara gelen, destekleyenler var ama isterimki, maçlarda daha çok Türk bayrağı görelim. Hem ben daha çok gururlanırım, hem de Avrupa`ya Türkler‘in gücünü gösterme şansı yakalayabiliriz böylece.

Pusula Dergisi Muhabiri Bahar Gökbender (solda) Milli Sporcu ile Zürih'te bir araya geldi.
Pusula Dergisi Muhabiri Bahar Gökbender (solda) Milli Sporcu ile Zürih’te bir araya geldi.

“İsviçre`de voleybol dışında neler yapıyorsun?
Haftanın 6 günü antremanımız var. Bir pazar günü bana kalıyor. Yeni yerler keşfetmek için dağlara çıkıyorum, geziyorum. Doğada olmayı çok seviyorum. Orada kendimi yeniliyebiliyorum.

Bu değerli röportaj için çok teşekkür ediyoruz. Okurlarımıza iletmek istediğin bir mesaj var mı?
Ben de çok teşekkür ediyorum. Herkesi maçlarımıza bekliyoruz.

Söyleşi: Bahar Gökbender – Turgut Karaboyun

 
X