
Yılın büyük bölümünde piyasaya sınırlı müdahale eden SNB, esas hamlesini ikinci çeyrekte yaptı. ABD’de Donald Trump’ın “Liberation Day” kapsamında birçok ülkeye yönelik yüksek gümrük vergileri açıklamasının ardından dolar değer kaybederken, İsviçre frangı hızla güçlendi. Bu gelişme üzerine SNB, frangın aşırı değerlenmesini engellemek amacıyla döviz alımına yöneldi.
Toplam müdahalenin yaklaşık 5,1 milyar franklık kısmı bu dönemde gerçekleşti. Yılın son çeyreğinde ise ya hiç müdahale yapılmadı ya da çok sınırlı kaldı. SNB, son çeyreğe ilişkin net verileri mart ayı sonunda açıklayacak.
İsviçre’nin döviz piyasasına müdahaleleri yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda siyasi açıdan da hassas bir konu. ABD, zaman zaman İsviçre’yi “kur manipülasyonu” ile suçluyor. Bu nedenle özellikle ABD ile yürütülen ticaret ve gümrük anlaşmaları sürecinde SNB’nin attığı adımlar yakından takip ediliyor.
Öte yandan euro’nun kısa süreliğine 90 rappenin altına düşmesi sonrası yeni müdahalelere ilişkin söylentiler ortaya atılsa da bunlar resmi olarak doğrulanmadı. Ancak İran savaşı sonrası SNB, gerektiğinde döviz piyasasına müdahale edebileceğinin sinyalini vermişti.
Geçmiş yıllarla kıyaslandığında ise 2025’teki müdahalelerin oldukça sınırlı kaldığı görülüyor. Örneğin pandemi yılı olan 2020’de SNB yaklaşık 110 milyar franklık döviz alımı yapmış, 2021’de ise bu rakam 21 milyar frank olmuştu. Daha sonraki yıllarda ise enflasyonla mücadele kapsamında politika değişmiş ve SNB döviz satışı yapmaya başlamıştı. 2023 yılında toplam 133 milyar franklık satış gerçekleştirilmişti.
Tüm bu işlemlere rağmen İsviçre’nin döviz rezervleri hâlâ oldukça yüksek seviyede bulunuyor. 2026 Şubat ayı itibarıyla rezervlerin büyüklüğü yaklaşık 710 milyar frank olarak açıklandı. Bu durum, SNB’nin yıllardır sürdürdüğü müdahale politikalarının bir sonucu olarak değerlendiriliyor.




