Hayat Söyleşi

Ebru ÖZEL`le Sanata ve Ebruya Dair Çok Özel Bir Söyleşi

Sanat, yüreğimizin keşfedilmemiş köşelerine açılan bir kapı. Bu nedenle olacak, sanat atölyeleri insanda bambaşka heyecanlar uyandırır. Toprakta nisan kokusu, elimizde fotoğraf makinesi Uzwil sokaklarında ilerliyoruz.

Sanat, yüreğimizin keşfedilmemiş köşelerine açılan bir kapı. Bu nedenle olacak, sanat atölyeleri insanda bambaşka heyecanlar uyandırır. Toprakta nisan kokusu, elimizde fotoğraf makinesi Uzwil sokaklarında ilerliyoruz. Bütün gece yağan yağmurun ardından damlacıklar bahar dallarında titreşiyor. Çiçekler, kurutması için yüzlerini ışık huzmelerine cevirmiş. Toprak, su, güneş ve çiçek… İşte hayatın özünü tüm saflığı ve güzelliğiyle bünyesinde barındıran geleneksel sanatımız, EBRU… Atölyeye ulaştığımızda her hali sanatı kadar zarif ve naif olan genç sanatçımız ve değerli ailesi bizi kapıda karşılıyorlar. Ebru Özel İsviçre`de doğmuş, büyümüş. Buna rağmen öz be öz kültürümüz, onun yüreğinde ebru aşkıyla kendine bir yer edinerek İsviçre’de, bu yaban ellerde, filizlenip yeşermiş. Sanatçımızla gerçekleştirdiğimiz röportajı keyifle okuyacağınızı umuyoruz.
Ebru Hanım, sanatla olan bağınız ne zaman ortaya çıktı, nasıl gelişti? Ailenizde resimle ilgilenen başka birileri de var mı?

Babam resim yapmayı çok severdi. Küçükken onunla karakalem çalışırdık. Resim yeteneği bana ondan geçmiş olmalı. Daha sonra okula başladığım ilk yıllardan itibaren öğretmenlerim beni çok desteklediler, kesinlikle sanat alanında eğitim almalısın, dediler. Söyledikleri gibi resim eğitimi almak kısmet olmadı; Kauffrau yaptım ama başka yollardan yine resme devam ettim.

Bob Ross yağlıboya öğretmeniyim ve Gestaltungspädagogin`im; yetişkinlere el işi dersleri veriyorum. Ayrıca dört yıldır yağlıboya, iki yıldır da ebru kursları düzenliyorum.

Evet, ismi ile müsemma olmak bir ayrıcalık olsa gerek. Yağlıboya tablolarınız da var, ama biz sizi daha çok ebru sanatıyla bütünleşmiş bir sanatçımız olarak tanıyoruz. Ebru Özel`in ebru sanatı serüvenini bizimle paylaşır mısınız?

Sizin de söylediğiniz gibi öncelikle ismimden dolayı ebruya bir merakım vardı. Ancak ebruyla gerçek anlamda tanışmam ortaokul çağlarında oldu. Okulda öğretmenimiz bir ödev vermişti, Türkiye`yle ilgili bir sunum hazırlayacaktım. Türk tarihini kaynaklardan araştırırken ebru sanatıyla da karşılaştım ve onu da araştırmaya başladım.

Günün birinde İstanbul’da Sahaflar ‘da tesadüfen bir ebru lalesi buldum. O gün bugündür ebru sanatına hayranım.

Daha sonra İsviçre’de ve Almanya`da ebru kursu olup olmadığını araştırdım. O tarihlerde Avrupa`da yalnız Berlin`de ebru kursu vardı. Berlin`e gitmem mümkün görünmüyordu. Ben de en iyisi İstanbul’a gideyim, dedim ve içimdeki ebru öğrenme hevesiyle yollara düştüm. Orada Hikmet Barutçugil Hoca`dan ders aldım. Sonra da kendi gayretimle öğrendiklerimi sürekli geliştirmeye çalıştım. Ebru yapmak beni çok mutlu ediyor.

Bu arada katıldığınız sergiler oldu mu?

Daha önce yağlıboya ve akrilik çalışmalarımla kişisel bir sergi açmıştım.

Ebru sanatıyla da Gossau`da üç gün süren ortak bir sergiye katıldım. Orada hem ebru sanatını tanıttım hem de sergide eserlerim yer aldı.

Bu yıl üçüncüsü düzenlenecek olan Kunstmarkt-St. Gallen`a da her sene katıldım. Bu sergide de ebru sanatını uygulamalı olarak tanıtıyorum. Kunstmarkt`ı ziyaret edenler genelde sanata gönül vermiş insanlar. Onların diğer etkinliklerden çok ebruyla ilgilenmeleri beni son derece mutlu ediyor.
A4897_144258
Türkiye`de düzenlenen ebru günlerine de her yıl katılıyorum. 4. Dünya Ebru Günü, önümüzdeki Eylül ayında Yalova`da düzenlenecek.

Ortak sergilerin yanı sıra ileride kişisel sergilere ağırlık vermek istiyorum. En çok istediğim şeylerden biri de Zürich Başkonsolosluğu’nda bir sergi açmak.

İsviçre’deki Türklerin ve İsviçreliler’in ebruya yaklaşımlarını ve ilgilerini nasıl değerlendiriyorsunuz?

İsviçreliler’den çok yoğun ilgi görüyorum. Yaptığımız gösterilerde etrafımızda kalabalık bir grup oluşuyor. Yabancılar ebru sanatına hayran kalıyorlar. “Boya nasıl suyun yüzeyinde kalıyor? Hangi malzemeleri kullanıyorsunuz? Nasıl yapıyorsunuz?…” Her şeyi tek tek soruyorlar ve hemen kendileri de denemek istiyorlar.

Genelde İsviçreliler zemin yapmayı tercih ediyor. Fonları cilt yapımında kullanıyorlar. Türkler daha çok çiçek ya da hat figürleri içeren çalışmaları tercih ediyorlar.

Geçtiğimiz Kasım ayında UNESCO`nun ebruyu Dünya Somut Olmayan Kültürel Miras listesine dahil etmesi sanat camiasını ve hepimizi son derece mutlu etti. Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz?

Ebru sanatı bu şekilde korumaya alınmış oldu. Bu çok gurur verici. Bu gelişme genel anlamda tüm Türk sanat dallarının dünyada daha çok tanınmasını sağlayacaktır.

Sanat gönül işi, sevgiyle yoğrulmuş emek! Sizin en gönül vererek yaptığınız çalışmalar neler?

Çiçekleri çok seviyorum. Yağlıboyada da ebruda da hep çiçek çalışıyorum. Laleler, karanfiller… En çok da gülleri seviyorum.

Ebrunun belirli kalıpları, kuralları olan geleneksel ve gelenekçi bir sanat olduğunu biliyoruz. Sizin ebruda hiç denenmemişleri denemek gibi farklı bir yaklaşımınız var mı?

Sanata sınırlama getirmek bence yanlış olur. Klasik ebruya yenilikler kazandırılabilir. Ben de ara sıra farklı çiçekler, farklı ebrular yapmayı deniyorum. Ebru eserlerini ciltleme ya da tablolar dışında nerelerde kullanabileceğimizin arayışı içindeyim. Ebruyu gündelik hayatta kullandığımız eşyalara uygulayarak daha çok tanıtmayı hedefliyorum. (O arada atölyenin bir köşesinde, ebru kurutma tezgâhı üzerindeki ebruyla bezenmiş minik kutular, kitap ayraçları, kartlar, ebru kelebekli nikah şekerleri gözümüze ilişiyor.)

Sizce psikoterapi ya da ergoterapi gibi alanlarda ebrudan yararlanılabilir mi?

Resim yaparken konsantre oluyorsunuz, kendinizi işinize veriyorsunuz ve renkler, o fırçadan damlayan boyalar sizi bambaşka bir aleme taşıyor. Müzikle birlikte, özellikle Türk Klasik Müziği ya da ney eşliğinde ebru yaptığınızda kendinizden geçiyorsunuz. Ebru yağlıboyadan daha farklı, daha dinlendirici bir etkiye sahip. Ebruda teknede bir resim yapıyorsunuz, onu kâğıda aktarıp kâğıdınızı teknenizden çeker çekmez hemen yeni bir resme başlayabiliyorsunuz. Yağlıboyada olduğu gibi statik bir şekilde bir noktaya sabitlenip kalmıyorsunuz.
A4897_144445
Ebru sizi gündelik hayattan uzaklaştırıp rengarenk bir dünyaya götürüyor. Güzel olan o; hayatı monotonluktan kurtarması!…

Ne dersiniz, sizce isteyen herkes ebru yapabilir mi? Ebru yapmak isteyen bu konuda hiç deneyimi olmayan insanlara neler tavsiye edersiniz, ebruya nasıl başlayabilirler?

Ebru malzemeleri yalnız Türkiye`de, özellikle İstanbul’da bulunuyor. Çünkü yalnız bu sanat için üretilmiş özel malzemeler: Öd, at kılı fırçalar, toprak boyalar vs.

Ebru yapmak isteyenler, malzemelerini ya İstanbul’dan temin edebilirler ya da bizim kurslarımıza gelerek, buradaki malzemelerle ebru yapabilirler.

Yalnız ebru sanatında, teknem hazır, fırçam var, ben ebru yapmaya başlayabilirim, demek yeterli olmuyor. Su ayarı, boya ayarı gibi teknik konuları öğrenmek gerekiyor. Ebru maalesef eğitim almadan uygulanabilecek bir sanat değil.

Evet, neredeyse bütün geleneksel sanatlarımızda olduğu gibi ebruda da usta-çırak usulü eğitim şart diyorsunuz. Peki sizin idol olarak gördüğünüz, çok beğendiğiniz ebru sanatçıları kimlerdir Ebru Hanım?

Atilla Can’ın çalışmalarını çok beğeniyorum. Hikmet Barutçugil de çok değerli bir ebru sanatçısı. İkisi de aynı zamanda hocamdır; onların resimlerine hayranım.

Son olarak bize kurslarınız hakkında kısaca bilgi verir misiniz? Ebruya ilgi duyan okurlarımız size nasıl ulaşabilirler? Sizden nasıl ders alabilirler? Kurs ücretleri nasıl?

Şu anda çeşitli atölyelerde ebru ve yağlıboya kursları veriyorum. Kendi atölyemde (Uzwil), Dacatelier St. Gallen`da ve Migros Klubschule`de kurslarımız var.

Ebru sanatına ilgi duyanların kurdukları özel atölyeler olursa oralara giderek de kurslar veriyorum.

Yağlıboya kursları, malzeme dahil, bir gün 250 Frank. Sabah 09.00`dan akşam 17.00`ye kadar çalışıyoruz ve sonunda kişinin kendisine ait yağlıboya bir tablo ortaya çıkıyor.

Ebru kursları saatlik oluyor. Özel kurslar, malzeme dahil saati 30 Frank. Ebru grup kurslarında saatliği yetişkinlere 20, çocuklara 15 Frank.

Bilgi almak isteyenler www.ebrush.ch internet adresinden ya da Facebook üzerinden benimle iletişime geçebilirler.