Dünyanın en zehirli kimyasal maddelerini kim denetliyor?

Uluslararası uzmanlar, Rus eski çifte ajan Sergey Skripal ve kızına yönelik suikast girişiminde kullanıldığı söylenen kimyasal madde numunelerini incelemek için Salı günü İngiltere’ye geldi.

Kimyasal Silahların Yasaklanması Örgütü’nden (OPCW) bir ekip suikast girişiminde kullanılan kimyasal maddeye ait numuneler üzerinde testler yapacak ve sonuçların en az 2 haftada alınması bekleniyor.

İngiltere hükümeti kullanılan maddenin, Rusya tarafından stoklanan bir kimyasal silah grubu olan Noviçok olduğunu söylüyor ve Rusya’yı suçluyor.

Londra ayrıca, Rusya’nın maddenin İngiltere’nin Porton Down tesisinden geldiği iddiasını da reddediyor.

Peki, dünyanın en zehirli kimyasal maddelerinin izi nasıl sürülüyor ve nasıl denetleniyor?

OPCW’nin çalışması, çok zehirli kimyasallar arasında nelerin ne kadar bulundurulabileceğini düzenleyen uluslararası bir kontrol rejimi uyarınca yapılıyor.

Kuruluş, 192 ülkenin imzaladığı 1997 tarihli Kimyasal Silahlar Anlaşması’ndan (CWC) yetki alıyor. Sadece 4 ülke, Kuzey Kore, İsrail, Mısır ve Güney Sudan CWC’ye taraf değil. Güney Sudan’ın da anlaşmayı imzalamaya hazırlandığı belirtiliyor.

CWC’nin operasyonel kolu olan Lahey merkezli OPCW, dünya genelinde kamuoyuna açıklanan kimyasal silahların yüzde 97’sinin yok edilmesinde denetçilik yaptı.

Anlaşmaya imza atan ülkeler, kimyasal silahları asla üretmeme, stoklamama, kullanmama ve başkalarının bunları yapmasına yardımcı olmamayı vaat ediyor. Ayrıca, ellerindeki kimyasal silah stoklarını ve nerelerde üretilebileceğini deklare etmek zorundalar.

Skripallere suikast girişiminde kullanıldığı düşünülen Noviçoklar, hiç OPCW’ye deklare edilmedi ve hiç OPCW’nin kontrol rejimine dahil edilmedi. Bunun nedeni kısmen Noviçokların kimyasal yapısı konusundaki belirsizlik.

Maddelerin spesifik adları hayati önemde olabiliyor çünkü CWC, tanımlanabilir oldukları sürece birçok kimyasalın yasal olarak elde tutulmasına izin veriyor.

Anlaşma uyarınca, imzacı ülkeler zehirli kimyasallar ve öncül maddelerini, sanayi, tarım, araştırma ve tıp alanlarında barışçıl amaçlar için kullanabiliyor.

Tanımlanmış ya da potansiyel kimyasal silahlar ve yapımında kullanılabilecek kimyasal maddeler sadece kısıtlı miktarlarda elde tutulabiliyor.

İmzacı ülkeler, bu maddelerden sadece bir tesiste, genelde de maddelerin üretildiği laboratuvarda toplam bir ton stoklayabiliyor.

Bu stoklar, koruyucu giysiler, gaz maskeleri, panzehirler ve kimyasal silahları tespit etme yöntemlerinin geliştirilmesi için kullanılabiliyor.

OPCW bu maddeleri miligram seviyesine kadar denetliyor.

Çeşitli endüstrilerde daha yaygın kullanılan, ancak kimyasal silah yapımında da kullanılabilecek diğer kimyasal maddeler de yakından izleniyor.

Hükümetler üretilen, satılan, kullanılan ve imha edilen maddelerin tam bir kaydını tutmak ve her yıl OPCW’ye sunmak zorunda.

OPCW iletilen bu verileri inceliyor ve dünya genelindeki sanayi tesislerinde her yıl yüzlerce denetleme yapılıyor.

Noviçoklar bu denetlemelerin dışında kalsa da hiçbir ülke OPCW’ye bu maddeleri bulundurduğunu deklare etmedi ve varlıkları da 1990’lı yıllarda ortaya çıktı.

Büyük ihtimalle bazı ülkelerin laboratuvarlarında çok küçük miktarlarda üretildi.

Bu maddelerin özelliklerinin veri tabanlarında kaydedilmiş olması gerekir. Böylece, daha sonraki bir aşamada herhangi bir kişinin vücudunda bilinmeyen bir zehir bulunduğunda maddenin kimliği tespit edilebilir.

İngiltere’de kimyasal savunma laboratuvarında bunun olup almadığı bilinmiyor.

Ancak, uzmanların Skripaller üzerinde kullanılan maddenin Noviçok olduğunu bu kadar çabuk tespit edebilmiş olmaları önemli.

Çünkü maddenin tespit edilebilmiş olması Skripaller ve suikast girişiminde yaralanan Dedektif Nick Bailey’nin alacağı tedavide yaşamsal bir öneme sahip.

 

Tags: , ,

Benzer Haberler

İsrail, 2007’de Suriye’deki ‘nükleer reaktörü’ vurduğunu ilk kez kabul etti
Güney Kore’den Facebook’a para cezası

EKONOMİ

En Çok Okunanlar
Menü