Hayat

Çevrenin En Büyük Tehditi: Fosil Yakıtlar

Kömür, petrol ve doğal gaz gibi fosil yakıtlar, hem insan ve toplum sağlığının en büyük tehdidi hem de çevre kirliliğinin en büyük sebeplerinden bir tanesi.

Son dönemde birçok ülke, yeni işler yaratmak için oldukça büyük paralar harcanacak bir politika olan Green New Deal’a geçmeyi hedefliyor. Alexandria Ocasio-Cortez ve Ed Markley’in önderlik ettiği bu yenilenebilir enerji politikası, ülkelerin fosil yakıtlara olan ihtiyacını azaltabilir.

Feda Bölgeleri

Yapılan araştırmalarda, fosil yakıt tedarik zincirinin bulunduğu bölgelerdeki insanların buralardan çok büyük zararlar gördüğü; özellikle kömür, petrol ve doğal gaz çıkan yerlerde insanların ve toplulukların çok büyük hasarlar aldığı gözlemlendi.

Feda bölgeleri teriminin isim babası olan gazeteci Naomi Klein, fosil yakıtların sondajında ve madenciliğinde toplulukların zarar gördüğünü hatta yok olduğunu söylüyor. Politikacılar ve otoriteler, bu konuyu görmezden gelirken bu enerji kaynaklarını tüketen insanların çok büyük bir çoğunluğu, insanlara verilen bu zararın farkında bile değil.

Kömür, petrol ve doğal gaz yakılması toplumun sağlığına da zarar veriyor. Ayrıca bu tarz yakıtların kullanılması hava kirliliğine sebep olurken, dünya çapında 7 milyon insanın erken ölümüne sebep oluyor.

Kömür

ABD’nin Nevada Eyaleti’nin Appalachia bölgesinde 2.000’den fazla madenci ilerlemiş karaciğer hastalığı yüzünden ölüyor. Pnömokonyoz (toz hastalığı) olarak bilinen bu hastalık, kömür madeni tozu solumaktan kaynaklanıyor.

Binlerce kömür madencisi, madenlerdeki silikon partiküllerini solumaları sebebiyle silikozdan hayatlarını kaybediyorlar. Bu tarz madenlerin çıkarıldığı bölgelerde yaşan insanlar ise su ve hava kirliliğine maruz kalıyor ve hayatları tehlike altına giriyor. Hatta kömür madeninin ya da kömür yakılan bir enerji santralinin yakınında yaşamak bile hayati tehlikelere sebep olabiliyor.

Yapılan araştırmalara göre, kömür santraline 50 km yakınlıkta yaşayanların solunum problemleri yaşamaları 2 ile 5 kat arasında artıyor.

Doğal Gaz

Doğal gazın daha temiz ve daha güvenli olduğunu düşünüyorduk ancak burada da durum tam olarak öyle değil.

Metan ve diğer sera gazları doğal gaz boru hatları veya diğer altyapılardan sızıyor ve kömürün olduğu kadar doğal gaz da çevreye zarar veriyor. Bir diğer konu ise doğal gaz ve petrol çıkarmak için kullanılan hidrolik kırılma ve yatay burgulama yöntemleri.

Yapılan araştırmalara göre hidrolik kırılma bölgeleri doğum kusuru, kanser, astım ve diğer solunum yolları hastalıklarına sebep oluyor. Yani doğal gaz da su, hava ve toprak kirliliğine sebep olabiliyor ve ekosisteme zarar veriyor.

Petrol

Petrolün ve petrolden yapılma ürünlerin insan sağlığını ne kadar tehdit ettiğini söylemeye bile gerek yok belki ancak petrolün boru hatlarıyla, trenlerle ve tırlarla taşınması da oldukça büyük bir risk teşkil ediyor.

Nijerya’daki petrol bakımından zengin Nijer Deltası’nda on yıllar boyunca meydana gelen petrol sızıntıları, bölgeyi dünyanın en kirli alanlarından bir tanesi haline getirdi.

Hem dünyamızı hem de insanları kurtarmak için fosil yakıtlarını bir an önce terk edip, güneş enerjisi gibi rüzgar enerjisi gibi yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelmemiz gerekiyor.

X