
Bu teknolojinin merkezinde, lazer tabanlı bir tarama yöntemi olan Lidar bulunuyor. Uçaklardan yapılan taramalar sırasında lazer ışınları yeryüzünü ve bitki örtüsünü tarayarak, ormanların son derece ayrıntılı üç boyutlu haritalarını oluşturuyor. Maliyeti bir milyon İsviçre frangını aşan bu sistem, sunduğu ölçüm hassasiyetiyle bilim insanlarına ve ormancılara yeni ufuklar açıyor.
Swiss Flight Services Genel Müdürü Samy Dadoucha, Lidar verilerinin önemine dikkat çekerek, bu alanda veri işleme ve analiz yazılımlarının da hızla geliştiğini vurguluyor. Toplanan büyük veri setleri, artık sadece görselleştirme değil, derinlemesine analiz için de kullanılabiliyor.
Yapay zekâ ile ağaç türleri tek tek belirleniyor
Neuchâtel’deki mühendisler, Lidar verilerini kullanarak orman yönetiminde çığır açabilecek bir yapay zekâ sistemi geliştirdi. Bu sistem sayesinde, uçaklardan elde edilen verilerle ormandaki her bir ağacın türü tespit edilebiliyor.
Neuchâtel Kantonu Coğrafi Bilgi Sistemleri Sorumlusu Marc Riedo, teknolojinin sunduğu imkânları şöyle özetliyor: “Orman yapısını üç boyutlu olarak ve her ağaç türünü farklı renklerle görebiliyoruz. İstenilen türleri filtrelemek, örneğin sadece douglas ağaçlarını göstermek mümkün.”
İklim değişikliğine karşı kritik bir araç
Uzmanlara göre bu veriler, iklim krizinin ormanlar üzerindeki baskısını anlamak açısından büyük önem taşıyor. Su stresi, sıcak hava dalgaları ve kuraklık gibi faktörler, orman ekosistemlerini ciddi şekilde etkiliyor. Marc Riedo, düzenli Lidar ölçümleriyle bu değişimlerin izlenebileceğini ve hangi bölgelerde hangi ağaç türlerinin desteklenmesi gerektiğine daha sağlıklı kararlar alınabileceğini belirtiyor.
Günümüzde Neuchâtel’de orman envanterleri hâlâ büyük ölçüde sahada, manuel yöntemlerle yapılıyor. Yeni teknolojinin devreye girmesiyle birlikte, bu sürecin büyük ölçüde otomatikleşmesi ve ormanlara dair bilginin çok daha ayrıntılı hale gelmesi bekleniyor.
Ormancılar için “orman kimliği”
Kanton ormancısı Romain Blanc, Lidar ve yapay zekâ kombinasyonunu son derece değerli bir araç olarak görüyor. Ona göre bu sistem, bakımı yapılacak ormanların adeta bir “kimlik kartını” çıkarıyor. Işığın yetersiz olduğu, sık ağaçlı alanlarda genç ağaçların gelişimini desteklemek için müdahale edilebileceğini; daha açık alanlarda ise ağaç kesimlerinin azaltılabileceğini ifade ediyor.
Bu teknolojiyle birlikte İsviçre ormanlarının geleceği, artık sadece yerde değil, havadan da şekillenmeye başlıyor.







