Anasayfa

Cep telefonu kullanmanın kuralları

Cep telefonlarının hayatımızı çok kolaylaştırdığı tartışılmaz bir gerçek. Bir zamanlar statü sembolü olan cep telefonlarına, bugün neredeyse herkes sahip. İlk icat edildiğinde sadece mobil konuşmalar için kullanılan bu cihazlar, her geçen gün daha da "akıllanıyor.“

[vc_row][vc_column width=”1/1″][vc_single_image image=”648″ css_animation=”appear” alignment=”center” img_link_target=”_self” img_link=”http://dergi.pusulamedia.ch/author/hulya-rust” img_size=”full”][/vc_column][/vc_row][vc_row][vc_column][vc_column_text]Cep telefonlarının hayatımızı çok kolaylaştırdığı tartışılmaz bir gerçek. Bir zamanlar statü sembolü olan cep telefonlarına, bugün neredeyse herkes sahip. İlk icat edildiğinde sadece mobil konuşmalar için kullanılan bu cihazlar, her geçen gün daha da “akıllanıyor.“Bize birbirinden iddialı hizmetler sunuyorlar. Bu gelişmiş mobil iletişim cihazlarından, sesli görüşmelerin yanısıra, internetten her türlü bilgiye ulaşılıyor, bilgisayar oyunları oynuyor, müzik dinleyebiliyoruz. Teknoloji ilerledikçe cep telefonlarına daha da bağımlı hale geliyoruz.

Farkındaysanız, cep telefonları bizi bir taraftan dünyayla bağlarken, diğer taraftan yakın çevremizden uzaklaştırıyor, asosyalleştiriyor. Davetlerde, yemeklerde, toplantılarda, cep telefonları bazı kişilerin ellerinden hiç düşmüyor. Sosyal yaşamın oluştuğu bu tür yerlerde telefonlara ve mesajlara, hemen cevap vererek, yanımızdaki kişileri ikinci plana itmiş oluyoruz. Ulaşma ve ulaşılma mecburiyeti olmadığı müddetce cep telefonlarından, görgü kurallarına uygun bir şekilde yararlanmalıyız.

Cep telefonun sessize alınması, kullanılmaması gereken yerler:

• Konferans salonları, seminerler, okul sınıfları.
• İş toplantıları, törenler.
• Yemek esnasında (özel veya iş icabı).
• Restoranlar, sinema, tiyatro ve konser salonları.
• Cami, kilise gibi ibadet yerleri, hastaneler ve bekleme salonları.

Telefonda dikkat edilmesi gereken kurallar:

• Telefon ettiğimiz kişiyi selamladıktan sonra, anlaşılır bir şekilde ismimizi ve soyadımızı söylemeliyiz.
• Görüşmemiz uzun sürecekse, aradığımız kişiye önce müsait olup olmadığını sormalıyız.
• Mesaj bırakırken ismimizi ve soyadımızı, neden aradığımızı ve telefon numaramızı söylemeliyiz.
• Telefonda, yüksek sesle bağırarak veya tam tersi anlaşılmayan kısık bir sesle konuşmamalı, hoş bir etki yaratmaya özen göstermeliyiz. Karşımızdaki yüzümüzü ve jestlerimizi görmese de, sesimizin yumuşak tonu, onda olumlu bir etki yaratacaktır.
• Telefonda görüşürken, ikinci bir çağrı geldiğinde, önceliğin ilk arayanın olduğunu unutmamalıyız.
• Olağanüstü durumlar hariç, sabah saat 9.00’dan önce, akşam saat 21.00’den sonra telefon ederek, kimseyi rahatsız etmemeliyiz.

Hülya Rüst[/vc_column_text][/vc_column][/vc_row]

X