Söyleşi

25 yaşında Hakimliğe getirilen Derya Şahin hepimizin gururu oldu

Geçtiğimiz haftalarda İsviçre basınında yer alan bir haber hepimizin gurur duymasını sağladı. Okurlarımız arasında mutlaka haberi okuyanlarınız vardır. Basel`de yaşayan Derya Şahin henüz 25 yaşında büyük bir başarıya imza atarak Hakim olarak atandı.

Bu gurur verici haberin ardından hemen harekete geçerek Derya Şahin`i bulup kendisinin başarı hikayesini sizlere aktarmaya karar verdik. Genel Yayın Yönetmenimiz Turgut Karaboyun bizzat Basel`e giderek Derya Şahin ile oldukça keyifli bir söyleşi gerçekleştirdi.

Derya öncelikli olarak bize kendini tanıtır mısın?

Ben Derya Şahin, Erzincanlıyım. Basel`de ikamet ediyorum. 5 yaşına kadar Türkiye İsviçre arasında gidip gelen bir yaşam hikayem var. 5 yaşından itibaren İsviçre`de yaşıyorum. 3 kardeşiz, bir ikiz kardeşim bir de ağabeyim var.

Sevgili Derya bize biraz eğitim yaşamından bahseder misin? Hukuk eğitimi almaya nasıl karar verdin? Hakim olarak göreve atanmak kolay oldu mu?

Benim tüm eğitimim Basel`de geçti. 5 yasına kadar 6 ay Türkiye`de 6 ay İsviçre`de geçen bir yaşamım olduğu için Almanca eğitiminden uzak kaldım. Bu sebebten dolayı başlangıçta okul hayatımda oldukça zorlandım. Zorlu geçen ilkokul eğitiminin ardından, ortaokul döneminde ailem bir karar aldı ve ikiz kardeşimle birlikte bizi özel bir okula yolladılar. Yapılan özel testlerin ardından bu okula girmeye hak kazandık. Burada Almancayı da daha iyi öğrenme imkanı bulduk. Almış olduğumuz kaliteli eğitim sayesinde dil sorunu kısa sürede ortadan kalktı ve derslerde başarılı bir öğrenci olarak okul hayatımız devam etti.

Hukuk eğitimi küçüklüğümden beri hep aklımdaydı. Bana ne zaman „büyüyünce ne olacaksın“ diye sorulduğunda ben hep „Avukat“ olacağım diye cevap verirdim. Lise yıllarımda ise daha değişik bir karar vererek Savcılık ve Hakimlik eğitimi almaya karar verdim. Basel Üniversitesinde almış olduğum hukuk eğitimlerinin ardından „Master“ yaparak okulu tamamladım.

İsviçre`de sizin de bildiğiniz hakimler halk tarafından seçiliyor ve hakim olarak seçilecek kişilerin de herhangi bir partiye üye olmaları gerekiyor. Bundan 5 ay evvel hakimlik için kadro açıldığını öğrenip üyesi olduğum SP`ye başvuru da bulundum. CV`mi yolladım. Parti içinde yapılan mülakatların ardından yönetim kurulu ve delegelerin kararıyla hakimlik için uygun bulundum. Sonraki aşamada çok şanslıydım çünkü diğer partilerden hakimlik için herhangi bir aday çıkmadı ve seçimlere gitmeden Basel Parlamentosunun almış olduğu kararla „Hakim“ olarak atanmam onaylandı.

Bu yılın Kasım ayından itibaren resmen göreve başlayacağım. Öncesinde mahkeme içinde düzenlenecek bir yemin töreni olacak. Yemin töreninin ardından mahkemelerde hakim olarak görev alacağım.

Peki bundan sonraki yaşamında ne gibi hedeflerin var. Hakim olarak yaşantını sürdürecek misin? Yoksa yeni planlar var mı?

Elbette gelecekte farklı hedeflerim var. Bunun en başında mahkemelerde „Divan Başkanı“ olarak görev yapmak geliyor. Tabiki o aşamaya gelene kadar çok çalışıp tecrübemi artırmalıyım. Bunun yanısıra savcılık da benim ilgi alanıma giriyor. 2016 yılında bu konuda yeni bir eğitime başlayacağım ve aksilik çıkmazsa savcı olarak çalışma yaşantımı sürdürmeyi planlıyorum.

Üyesi olduğun SP`deki çalışmalarınla ilgili biraz bilgi alabilir miyiz? İlerleyen zamanlarda politikaya atılacak olursan hangi sorunların üzerine gitmeyi düşünüyorsun?

Partim bana gerçekten sahip çıkıyor. Hatta üye olduğum ilk yıl Basel seçimlerine katılarak Parlamento milletvekilliğine aday oldum. Çok az bir farkla son anda parlamentoya giremedim. Tabi ki ilerleyen zamanlarda parti içinde ne olur, ben parti içinde nasıl bir görev alırım bunu henüz bilmiyorum

Vatandaşlarımızın belli konularda çözülmesi gereken sorunları var. Eğer bir gün politikacı olarak elime fırsatlar geçerse, en başta entegrasyon sorunu yaşayan gençlerimizin sorunlarının üzerine gitmek istiyorum. Gerek bu konuda gerekse de eğitim konularında halkımıza yardımcı olabilecek çalışmalar yaparak onların daha doğru yönlendirilmelerine katkı sağlamak hedeflerim arasında yer alıyor.

Peki Derya İsviçre`nin mevcut Entegrasyon politikasını yeterli buluyor musun?

Ben mevcut entagrasyon çalışmalarını yeterli bulmuyorum. Bütçeler nerede nasıl kullanılıyor bilmiyorum. Bana göre yapılan kanunların entegrasyona uygun bir şekilde yapılması sanırım daha başarılı çalışmalar yapılmasını sağlayacaktır. Sosyal yaşama faydalı entagrasyon çalışmalarının daha önemli olduğunu düşünüyorum. Hem kendimizi burada iyi hissetmemiz hem de karşı tarafı bu enerjiyi vermemiz gerektiğine inanıyorum.

Derya senden eğitim konusunda tavsiyeler almak istiyorum. Ailen sana nasıl bir destek verdi, sen ailelere ne gibi tavsiyelerde bulunursun?

Babam karate hocası. Bizi çocukluğumuzdan beri karateye zorladı. Spor yapmamızı çok istedi. Bize hem sporu hem de disiplini aşılayan bir aileden gelmiş olmanın avantajlarını çok gördüm. Benim ailelere en büyük tavsiyem kesinlikle çocuklarına spor yaptırsınlar, onlarla arkadaş gibi olsunlar ve onların eğitimlerini sürekli takip etsinler. İlerleyen yıllarda her aile bunun faydasını görecektir. Ben kendi ailemden eğitim konusunda çok büyük destek gördüm. Bugün geldiğim noktada ailemin çok büyük payı vardır.

Bu konuda ilave etmek istediğim bir başka konuda çocukları eğitim bilinciyle yetiştirmek olacak. Eğitimin ne kadar önemli olduğunu çocuklarımıza aşılayabilirsek onların gelecekte daha iyi yerlere gelmesine büyük katkımız olacaktır.

Güzel bir söyleşinin sonunda bize zaman ayıran ve başarı hikayesini anlatan sevgili Derya Şahin`e çok teşekkür ediyoruz. Bize İsviçre`de bu gururu yaşattığı için, bir Türk genci olarak erken yaşta böylesine önemli başarılara imza attığı için kendisiyle ne kadar övünsek az. Umarız bundan sonraki süreçte yeni Derya`lar gelir ve bu gururu hep birlikte yaşamaya devam ederiz.