tl tr
  1692 - 30.06.2010

 
 
Alaçatı'da Rüzgârla Randevumuz Var!..

Rüzgâra karşı zafer kazanmak doğa ile birebir mücadeleye girmek, 60-70 km hızla denizin yüzeyinde uçmak... Özgürlüğü doyasıya yaşayabileceğiniz, oksijeni beyninizde ve ciğerlerinizde hissedebileceğiniz bir doğal ortama, Alaçatı'ya gidiyoruz.

Haber: Haluk Özözlü

Türkiye'de bu kadar kısa zamanda kabuk değiştiren, gelişip büyüyen, büyürken de orijinaline sadık kalan, bu denli rağbet gören bir başka yer yoktur.

Aşırı yapılaşma ile adeta şantiye gibi bir havaya bürünmesine rağmen güzelleşip geliştiğine şahit olmak oldukça şaşırtıcı oluyor.

En büyük değişiklik ise limanda yaşanıyor. Bir tarafta Port Alaçatı Projesi ile İstanbul Boğazı yalılarını anımsatan, biraz da kıskandıran kanal boyuna yapılan yalılar ile marina çevresinde, yeni yapılan Alaçatı evlerinde gözleniyor.

İzmir otobanına girip Çeşme yönüne ferah, lastik sesinin en aza indirgendiği pürüzsüz asfalt yolda kuğu veya martı gibi süzülerek yol alıyorsunuz. Sağ kanadınızda zaman zaman deniz manzarası, yeşil tepeler eşlik ediyor. Selçuk kavşağı sonrası, Karaburun, Zeytinli yol ayrımlarını geride bırakıp, elektrik üretiminde kullanılan rüzgâr fırıldaklarının artan sayısı dikkatinizi çekerekten Alaçatı sapağına geliyor, mevsim ilkbaharsa sapsarı açmış mimozalar arasından giriş yapıyorsunuz.

Yıllarca Çeşme'nin gölgesinde kalıp birden bire fark edilen, rüzgâr sörfünün dünyaca ünlü parkuruna sahip Alaçatı içine giriş çok da geniş olmayan yollardan yapılıyor. Alaçatı'nın kalbi sayılan ve restoranların, dinlenme mekânlarının, otellerin yoğun bulunduğu cadde haliyle trafik yükünün en fazla hissedildiği yer oluyor.

Buna tezat hala sakin ve sessiz araç geçemeyecek kadar dar sokakların bulunması, kafa dinlemek için tercihini bu yönde kullananların mekânları oluyor.

Alaçatı mimarisi gelişip sayıca artsa da, hala değişmeyen özellikler de var. Özellikle taze ve oksijeni bol, şifalı hava hala esmeye, uykusuzluk çekenlere, astım, kalp problemi yaşayanlara, çabuk sinirlenen, kent yaşantısı içinde bunalmış stresli kişilere ilaç olmaya devam ediyor. Karakteristik özellik taşıyan tipik Alaçatı evleri örnek alınarak yapılan yeni konutlar, villalar, yazlıklar, hatta konaklama tesisleri göz okşuyor.

Cumbalarda, bacalarda, kapılarda, pencerelerde, bahçelerde yadırganmayacak estetik hâkimiyeti görülüyor. Tabelalarda, cephe süslemelerinde sanatsal detaylar, hanım eli değdiği belli olan zevk sahibi kişilerin zevklerinin yansıması gözle görülür biçimde sergileniyor. Bilhassa yaşama sanatından verilen örneklerle Alaçatılılar arasında tatlı bir rekabet hissediliyor.

Balık Mezadı

Sıkı durun, her gün saat 11.00'de balık mezadı yapılıyor.
Eğer Ege'nin deniz ürünlerine düşkünseniz, satın alacağınız balığın tazeliğinden, hatta canlı oluşundan, beğenerek alıp, hazırlayıp, yemek kadar, satın almanın da verdiği hazdan mutlu oluyorsanız, Alaçatı Balık Mezadını gördükten sonra, sadece bu nedenle buradan bir ev satın alıp, yerleşmek isteyebilirsiniz. Günün en güzel meşguliyeti ise evden çıkarken "Ben mezada balık almaya gidiyorum" demek olabilir.

Kooperatife kayıtlı sadece Alaçatı balıkçıları ya akşamdan sabaha ya da sabahtan akşama balıkların geçiş yollarına bıraktıkları ağları yöre balıklarıyla dolu şekilde mezada getiriyorlar. Her balıkçının balığı görevli tarafından tartılıp listeye yazılıyor, kümeler halinde mermer masaya diziliyor, koca masa balık çeşitleriyle doluyor, hatta balık koyacak yer kalmıyor. Yan yana dizili temiz deniz çipuraları, dil balıkları, istavrit, levrek, gobes, ıstakoz, kum ve kaya barbunyaları, karagöz, mercan, adabeyi (Bir tür iskorpit), gibi deniz ürünleri, arada bir bulundukları yerde zıplıyor, kabaran iştahlara iştah katıyor, akşam yemeği için erken hayal kurmanıza neden oluyor.
Tartı işlemi tamamlanıp mezadın başlamasına yakın çevrede park eden araç sayısı artıyor. Balığı ilk elden görerek almak isteyen ailelerin, restoran sahiplerinin, en elverişli, en fazla, en ekonomik balıkları nasıl alacaklarını düşünen bakışları balıkların üzerinde odaklanıyor.

Mezadı yöneten başlıyor kilo ve çeşidi masada dizili sıraya göre fiyatıyla söylemeye. Katılımcılar arasında kısa bir rekabet sonrası balığın alıcısı çoksa en yüksek fiyatı verenin üzerinde kalıyor. Balıkçılar, balık müşterileri, mezadı idare edenler, restoran sahipleri, ayak altında dolaşan, ara sıra yere düşürülen balıkları kapıp kaçan kedilerden oluşan topluluk büyük keyifle seyredilebiliyor. Böylesi leziz balıkları, mezeleri, tatlıları, serinleticileri nerede yiyeceğiz bir de ona bakalım.

Nasıl gidilir?

İstanbul'dan erken saatte yola çıkabilirseniz bir çırpıda Eskihisar-Topçular feribotuna beklemeden bindiniz ise sorun yok. Veya Yenikapı'dan Bandırma feribotuyla körfez yolunu kullanmadan indiğiniz noktada hiç araç kullanmadan yola Bandırma'dan çıkıyormuş gibi zinde başlayabiliyor, 340 km sonra Alaçatı'ya ulaşabiliyorsunuz.

Ne yenir?

Alaçatı'nın kumlu ve kireçli toprağında yetişen tatlı ve sert kavunu çok ünlü. Yerken genzinizden yoğun kavun kokusu geliyor. Bir de yılbaşı kavunu var. Eylül ayında ipe asıp yere temas ettirmeden saklarsanız, çürümeden aylar sonra da yiyebiliyorsunuz. Alaçatılılar, bu yöntemle yeni mahsul kavun çıkana kadar bir önceki yılın kavununu saklıyorlar.

Alaçatı'nın uzantısı Mersin liman mevkiinde, çipura çiftliği var. Buradan günlük taze balık alınabiliyor. Mevsiminde küçük körpe sakız enginarı leziz oluyor.




 
 

Diger Haberler

İsviçre Haberleri »
DIŞİŞLERİ BAKANLIĞINDAN PAKİSTAN'A YARDIM ÇAĞRISI
TISAB Üyeleri İftar Yemeğinde Biraraya Geldi!
Fakir Yabancıya İsviçre Pasaportu Yok!
İşsiz Genç Yetişkinlere Destek
İSVİÇRE'DE DİNLER HAFTASI


Ekonomi »
Aslanlar Group Farkıyla Ev Sahibi olun!
100 Yıllık İsviçre Firması Sika Türkiye'yi AR-GE Merkezi Yaptı
Üzücü Rekor: 2010 Yılının İlk Yarısında İflas Rekoru Kırıldı
SunExpress'ten Büyük Yenilikler
Açılış Ateşi: İsviçre Ticaret Dünyasında 2010 Yılı İyi Başladı


Organizasyonlar »
2010 Öğrenim Festivali'ne 7'den 70'e Herkes Davetli
Zürih'te Cemil İpekçi'yle Osmanlı Rüzgarı...
Zürich'te Binbir Gece Masalı...
Ata Demirer Kahkaya Boğdu!
Zürih'te Karadeniz Fırtınası


Dünyadan »
Türk Yunan İlişkilerinde Olumlu Adım
Parasız Yaşam Deneyi Devam Ediyor
ABD Tarihinin En Büyük Silah Satışı!
Ölmüş Hayvanları Klonlayıp, Satıyorlar!
Japonya'da 100 Yaşın Üzerinde 200 Kişi Aranıyor


Kültür & Sanat »
Fazıl Say, Arabesk Dinleyen Türk Halkından "Utanıyor, Utanıyor, Utanıyor!"
Kilise, ''Biz İsa'dan Daha Ünlüyüz'' Diyen Beatles'ı 40 Sene Sonra Affetti
Franz Kafka'nın El Yazmaları Çalındı mı?
Matisse ve Picasso'nun Tabloları Çalındı!
Yeni Kitabı İçin Bir Hafta Boyunca Havaalanında Yaşadı.


İsviçre Tarihi »
İsviçre Tarihi 28. Bölüm
İsviçre Tarihi 27. Bölüm
1. Dünya Savaşı
İsviçre Tarihi 25.Bölüm, 1.Dünya Savaşı ve İsviçre
İsviçre Tarihi 19. Bölüm


Unia Haberleri »
14 Haziran 2011'de Kadınlar Greve Gidecekler
Hizmet İş Kolu Konferansı
Bonservisle İlgili Sorular
Yabancı Düşmanlığı ve Irkçılığa Karşı
Toplu İş Sözleşmesindeki Asgari Ücretler Yetersiz


Sağlık »
WHO: "Sünnet AIDS'in Bulaşma Rizikosunu Azaltıyor!"
Horlamak, Ağız Kokularının da Nedeni Olabilir
Sünnet Yaşı Neden Önemli?
İspanyol Hastaya Yeni Bir Yüz
İlkbahar Keyfiniz Zehir Olmasın; Böcek Sokmalarına Dikkat!


Gezi ve Tatil Rehberi »
Limon Bahçeleri ve Tarihi Eserlerle Dolu Tarsus
Alaçatı'da Rüzgârla Randevumuz Var!..
Asya'nın Batıdaki En Uç Noktası: Babakale
Güney Sahillerinin Gözdesi: Alanya
Doğası ve Mimarisiyle Tatilcilerin Gözdesi, Ünlü Akyaka


 
bl br
   
   
tl tr
  Gezi ve Tatil Rehberi


Limon Bahçeleri ve Tarihi Eserlerle Dolu Tarsus
Asya'nın Batıdaki En Uç Noktası: Babakale
Güney Sahillerinin Gözdesi: Alanya
Doğası ve Mimarisiyle Tatilcilerin Gözdesi, Ünlü Akyaka
Görülmesi Gereken Yerlerden Biri Gelibolu
Bir Huzur Sığınağı: Ağva
Konya Restaurant
Ev Yemeklerinin Adresi: Bosporus Restaurant
Pusula Roma'dan Bildiriyor!
Cenevre’ye Mutlaka Gitmelisiniz!
Doğu İsviçre ve Liechtenstein
Bern’li Jura Dağları
Gururlu Şehir: LUZERN
İsviçre`nin Parlayan Işığı Zürih!
Görülmesi Gereken Bir Kent Lozan!
ANKARA
ŞEHİRLERİN KRALİÇESİ: İSTANBUL
Istanbul`da Bir Oyuncak Müzesi!
Tatile Kendi Aracımızla Nasıl Gideriz?
İZMİR – MERKEZ
 
bl br
   
tl tr
 
YAZARLAR
EDİTÖR
Turgut Karaboyun
t.karaboyun@pusulaswiss.ch
KÖŞE YAZARI
Gülter Locher
g.locher@pusulaswiss.ch
KÖŞE YAZARI
Sunay Akın
s.akin@pusulaswiss.ch
 
bl br
   
   
tl tr
   
bl br