Horlamak, Ağız Kokularının da Nedeni Olabilir
İsviçre'de ağız kokusundan şikayetçi olan insanların sayısı hiç de az değil. Ağız kokularımız için kendi kendimize doktorluk yapmaya çalışacağımız yerde, derhal bir diş doktoruna gitmek çok daha yararlı sonuç verecektir.
Kötü kokan bir nefes yalnızca insanın kendisi için değil, çevresi için de çok rahatsızlık veren bir durumdur.
Ama gerçek ağız kokusu ile geçici ağız kokusunu ayırt etmek gerekmektedir:
Sadece sabahları kokan ağız için endişe etmeye gerek yoktur. "Ağızın sabah kokusu" geçicidir. Dişlerin fırçalanmasından sonra ya da kahvaltı ederken tükürük salgısının artmasıyla bu koku kaybolur.
Ağız kokusu, kişinin kendisi tarafından çok kolay fark edilemez. Çoğunlukla ağız kokumuzun farkına varmamız başkalarının söylemesi yoluyla olur. Ama ne var ki pek çok kişi, karşısındaki kişiye ağzının koktuğunu söyleyemez.
Ağızdan gelen kokunun gerçek bir ağız kokusu mu yoksa geçici bir koku mu olduğunu anlamak için basit bir yöntem var: Bileğinizin iç kısmını yalayın, tükürüğünüzün kuruması için birkaç saniye bekleyin ve daha sonra burayı koklayın. Eğer bileğinizde hoş olmayan bir koku kalmışsa büyük bir ihtimalle gerçek ağız kokunuz vardır.
Bize en emin bilgiyi diş doktoru verebilir.
Doktor, bir ölçüm aletiyle kokunun geldiği yeri (ağız, göz, çene boşlukları, boğaz ya da ciğerler) bulur. Kokunun kaynağı olan bu noktadan iltihaplı bir salgı boğaza akmaktadır.
1 - Ağız kokusunun tıbbi nedenleri
Ağız kokusu yapan tıbbi nedenler çeşitlidir; mesela dişler sık sık kanıyorsa diş eti hastalığı muayenesi olmak gerek:
Diş eti hastalığı, dişleri saran dokuların enfeksiyonudur. Eğer diş etleri kırmızımsı görünüyor ve dişler fırçalandığında sık sık kanıyorsa diş eti hastalığı olması ihtimalinden söz edilebilir.
Burun ve sinüsler ile ilgili sorunları olan kişilerin de ağızları kokabilir. Eğer burundan nefes alıp verdikçe koku artıyorsa sinüzüt, burunda yabancı cisimler ya da burun etlerinde sorun olabilir.
Diş plakları da koku yapar: Bir diğer ağız kokusu yapan neden de diş plaklarıdır. Diş yüzeyinde oluşan yumuşak beyaz birikintiler olan plaklar, bakterilerin yiyecek ve tükürükle karışması sonucu oluşurlar. Plakların içerdiği bakteri tipleri çok çeşitlidir. Kalkül (tartar), kalsiyum çökmesi ile sertleşen plak tipidir. Bu tip plaklar sıkıca dişlere yapışıktırlar.
Akciğer ve bademcik enfeksiyonlarına dikkat! Bademcik dokusu kıvrımları arasında gıda parçacıkları birikerek burada döküntülere, dolayısı ile de ağız kokusuna yol açabilirler. Bu döküntülere 'magma' adı verilir. Kirli sarı renkteki magmalar hastanın kendisi tarafından da kolayca görülebilir.
Bir de reflü hastalığı var... Mide asidi ve mide içindekiler yemek borusundan yukarıya doğru yani ağız boşluğuna kaşıntı yapar. Bu hastalık sadece ağız kokusu yapmaz; ayrıca ses kısıklığı, boyunda yanma hissi, midede ekşime, ağrı ve yanma gibi şikayetlere neden olur.
Tümörler de kokar... Burun, geniz, ağız veya akciğerlerdeki tümörlerin de nefeste kötü kokuya neden oldukları görülmektedir. Bir de böbrek ve karaciğer hastalıklarında vücuttan atılamayan metabolizma artıkları da ağız kokusunun nedeni olabilmektedir.
Tıbbi nedenler, ağız kokusu yanında başka şikayetlere de neden olacağından tespiti de daha kolaydır. Mesela burun tıkanması, sinüzütün burun ve geniz akıntısı, yüz ve baş ağrıları bunlardan sadece birkaç tanesidir.
Dil yüzeyindeki tabakaların nedeni bilinmiyor... Bazı insanların dil yüzeyinde tabaka oluşabiliyor. Bunun nedeni tam olarak belirlenememiş olmasına rağmen bazı tahminler yapılmaktadır; mesela burnun gerisinden ağza akan geniz salgısı ile bağlantısı olabilir. Bu tabaka içerisinde kokulara neden olan pek çok bakteri bulunabilir.
2 - Ağız kokusunun hijyenle ilgili nedenleri
Ağız içinden kaynaklanan ağız kokusunun en sık karşılaşılan nedeni, kötü ağız hijyeni ya da diş eti hastalığıdır:
Bakteriler; yemek artıklarını, hücreleri, kan ve proteinleri yıkıma uğrattıklarında, fena kokulu kükürt gazı ortaya çıkar.
Normal diş fırçalamayla küçük yiyecek artıkları (özellikle küçük et parçaları) temizlenemeyebilir. Bu yiyecek artıkları dişler arasında kalarak çürür ve bakterilerle kaplanır. Düzenli olarak diş ipi kullanarak bu sorun çözümlenebilir.
Kötü bir ağız hijyeni dil üzerinde milyonlarca bakterinin yerleşmesini ve burada üremesini sağlayarak dil üzerinde bir katman oluştururlar. Kötü bir nefes kokusunun yanı sıra diş çürümelerine, diş eti hastalıklarına, diş taşlarına neden oldukları gibi boğaz, burun, kulak bölgeleriyle -daha seyrek olmakla beraber-, ciğer ve mide hastalıklarına da kaynak teşkil ederler.
3 - Ağız kokusunun yiyecek, içecek ve ilaçlarla bağlantısı
Gıdalardaki kimyasallar kana karışarak akciğerlerden solunum yoluyla atılabilirler. Hepimiz sarımsak, baharatlı yiyecekler ve alkollü içeceklerin nefesteki kokusunu biliriz. Bunların yanı sıra ağız kokusuna neden olan pek çok gıda vardır. Gıdalardan kaynaklanan ağız kokuları geçicidir; gıdanın alınmasından vazgeçildiğinde ağız kokusu da yok olur.
Bazı ilaçlar da tükürük salgısını azaltabildiklerinden ağız kurumasına yol açarlar. Bir de kemoterapide kullanılan ilaçlar vardır ki bunlar da ağız içinde mantar oluşumuna neden olurlar. Şayet ağız kokusunun nedeni ilaçlar ise bu konu doktorla konuşulmalıdır. Belki alınan ilacın başka bir alternatifi vardır.
4 - Sigara
Sigara içmeyen bir kişi bir başka kişinin sigara içip içmediğini kolayca anlayabilir. Sigara içmeyenlerin arasında, sigara içenlerin nefeslerinin kül tablası gibi koktuğunu söyleyen çoktur. Sigara, bir diğer ağız kokusu nedeni olan diş eti hastalıklarına da neden olur.
5 - Ağır perhizler, açlık ve oruç
Açlık esnasında vücut kendi yağlarını kullanmaya başlar. Yağların yakılması keton denilen kimyasalların ortaya çıkmasına neden olur. Bazı ketonlar nefesle dışarıya atılırlar; işte bu ketonlar da ağızda kokuya neden olur.
6 - Yaş
Vücutta yaşla birlikte değişime uğrayan fonksiyonlardan bir tanesi de nefes kokusudur. Bebeklerin ve çocukların taze ve hoş ağız kokusu ergenlikten itibaren keskinleşmeye başlar. Yaş ilerledikçe tükürük bezlerinin de işlevi azalmaya başlar. Tükürük salgısının kalitesi bozulur. Yeterli hijyene rağmen yaşlılıkta nefes kokusu hoş olmayabilir.
7 - Stres ve horlamak
Duygusal stres ve horlamak da ağız kokusuna yol açabiliyor. Ağız kokusunun tedavisi, nedenin bulunmasından ve bu nedenin yok edilmesinden geçiyor. Yazımızın başında da belirttiğimiz gibi ağız kokusundan şikayetçi olan kişilerin ilk gidecekleri yer diş doktoru olmalıdır.
Öyleyse dişlerimize çok özen göstermeliyiz:
Diş fırçalama: Günde en az iki kez yumuşak tüylü bir diş fırçası ile dişleri fırçalamak gerek. Seçilen diş fırçasının baş kısmı ağız içindeki tüm bölgelere girebilecek kadar küçük olmalıdır. Dişlerin iç ve dış yüzeyleri ile çiğneme bölgeleri en az iki dakika boyunca fırçalanmalıdır. Bir de diş eti ve dişlerin birleşme yerleri özenle temizlenmelidir. Diş fırçaları 3 - 4 ayda bir yenilenmelidir.
Diş ipleri: Dişler, günde en az bir kez fırçalandıktan sonra diş ipi ile temizlenmelidir. Diş ipleri, fırçalamadan sonra da dişlerin arasında kalan yiyecek artıklarını temizlemek için en iyi çaredir. Diş ipi ilk kez kullanılacaksa diş etleri biraz kanayacaktır. Dişlerin kanaması birkaç gün içinde durmazsa diş doktoruna danışmak gerekir.
Dengeli ve sağlıklı beslenmek: Şekerli yiyecek ve içecekler mümkün olduğunca az yenmeli ve içilmelidir. Bu gıdalar, ağızdaki bakterilerin çoğalmasını sağlar, çoğalan bakteriler asit üreterek dişlerin çürümesine yol açar. Kullanılan ilaçların da -mümkünse- şekersiz olmasına dikkat edilmelidir.
Düzenli şekilde diş kontrollerine gidilmelidir: Düzenli aralıklarla diş doktoruna gidilmelidir. En az yılda bir kez diş kontrolu yapılmalıdır. Diş doktoru, plakları ve kalkülleri görerek temizler. Diş eti hastalıkları erken dönemindeyken teşhis edilip, iyice kötüleşmeden önlem alınacaktır.
Her türlü önleme rağmen ağız kokusu önlenemiyorsa...
Antiseptikli ağız solüsyonları günde en az bir kez kullanılabilir. En uygun zaman yatmadan önceki zamandır. Ağız solüsyonları bakterileri öldürmektedir. Küçük çocukların bu sıvıları yutmaları ihtimaline karşı onlara uygulanmamalıdır.
Dil yüzeyi üzerine birkaç damla ağız solüsyonu damlatılmış yumuşak bir fırça ile günde en az bir kez temizlenmelidir. Eczanelerden dil kazıyıcı bir araç alınarak, yüzeydeki tabakalanma kolaylıkla temizlenebilir.
Yemeklerden sonra sakız çiğnemek, tükürük salgısını artırarak, yemek sonrasında ağızda kalan birikintilerin temizlenmesine yardımcı olur.
Takma diş kullananlar bunları iyi temizleyemiyorlarsa ağız kokusu sorunu ile karşılaşırlar. Takma dişlerin en iyi şekilde nasıl temizleneceğini diş doktorunuza sorabilirsiniz.
|