Parlamentoya güçlü bir mesaj
İsviçre'nin bütün bölgelerinde, 31 Mayıs Pazartesi günü, saat 11.30'da başlayan eyleme 1000'den fazla işyeri temsilcisi katıldı. İş günü olmasına rağmen katılımın beklenenin üzerinde ve canlı olması katılımcılara moral verdi. Endüstri iş kolundaki hak kayıpları her geçen gün artan sermayenin saldırılarına karşı mücadele etmek ve Unia Sendikası'nın çalışmaları ile hedeflerinin konuşulduğu tartışıldığı bir eylem oldu. Eyleme Unia Endüstri Sekreteri Corrado Pardini, UNIA Başkanı R. Ambrosetti .SP Başkanı Christian Levrat. SP-Baselland Nationalrätin Susanne Leutenegger. UNCTAD-Ökonom Dr.Ulrich Hoffman. Grünenler Başkanı Ueli Leuenberger gibi önemli simalar katılıp birer konuşma yaptılar.
Herkese iş, meslek yeri ve imkanı, yaşanabilir adil bir ücret!
Konuşmaların ana teması, Parlamentonun kriz bahanesiyle sermayenin bütün isteklerine uygun yasal düzenlemeler ve daha fazla kâr için teşvik edici destek önlemlerinin sermayeye verilmesinin eleştirilmesi oldu. 'Parlamento Sanayi Politikası' krizin sonuçlarını çalışanlara ödetme ve patronlar için de bir fırsata dönüştürmeyi amaçlamaktadır. Bunun en açık örnekleri bankaları sübvanse etmek, emekli kasalarında biriken emekçilerin primlerine el koyma girişimleri, emekliliği imkansız hale getirme, mezarda emekliliği dayatma, işsizlik sigortalarını da aynı şekilde faydalanılamaz duruma getirme, Krankenkasse primlerinin fahiş bir şekilde arttırılmasının yanı sıra sağlık faturalarının da hastalara ödettirilen payların sürekli arttırılması çabaları ve buna benzer bir çok hak gasplarını daha sayabiliriz. İşsizliğe karşı devletin etkin önlemler almasını, sosyal devlet anlayışının yeniden güçlendirilmesi gerektiğini, işten çıkışların durdurulmasını ve yeni iş alanlarının yaratılmasını, yenilenebilir enerjiye yatırımların yapılmasını, temiz ve yaşanabilir bir çevre için önlemlerin alınmasını talep ettiler.
Parlamentoya verilen diğer önemli mesaj, İsviçre'nin diktatörce yönetilmek istendiğini bu yönde halka rağmen bir çok uygulama ve kararların verildiğini, bir çırpıda UBS Bankasına 68 milyar frank verildiği belirtilerek, İsviçre'nin demokratik bir ülke olduğu, olması gerektiği vurgulandı.
İş yerlerinde sendika temsilcilerine yönelen saldırılara ve işten çıkarmalara karşı Parlamentonun koruyucu yasal önlemler alması talep edilerek, 'işverenlere mücadele etmedikleri dikensiz gül bahçesi istenmektedir' denildi.
''Bir parmak bir parmaktır; ama beş parmak bir yumruktur, artık yumruk olalım''
Konuşmaların ikinci bölümünde, işçiler mikrofona gelerek kısa konuşmalar yaptılar, geldikleri bölgelerin durumlarını ve sorunlarını daha yakından anlattılar.
İşçiler, ''Biz sermayeden korkmayalım sermaya bizden ve sendikamız UNİA'dan korksun; bu ancak birliğimizi ve mücadelemizi güçlendirirmemizle mümkün olur'', '' Biz, sosyal plan istemiyoruz, iş istiyoruz, üretmek istiyoruz, adil bir ücret istiyoruz'' denildi.
Bern'de bulunan Deisswil Karton Fabrikası'nın kapatılıp 255 işçinin kapı dışarı edilmesi örnek gösterilerek, ''gizlenmemize-saklanmamıza gerek yok'' denildi. Deisswil işçileri ile dayanışma çağrıları yapıldı. Borsalarda bizim üretiğimiz değerleri yok ediyorlar ve bizden de daha fazla kemer sıkmamızı istiyorlar. Mücadele etmezsek daha çok kaybederiz. 'Artık yeter!' dediler. Bir parmak bir parmaktır; ama beş parmak bir yumruktur, ''artık yumruk olalım!'' çağrısı yapıldı.
Bern. Hayri Akkız