Referandumun sonucu dünya çapında ilgi gördü. İslami çevrelerden İnsan Hakları Mahmekesi'ne itirazda bulunup alınan kararın İsviçreli kurumlar tarafından geri çekilmesini isteyenler oldu. Kimi siyasi yorumcular kararın kesin olarak uygulanacağını ve bundan sonra İnsan Hakları Mahkemesi'nin de bu konuda farklı bir karar almayacağını söylerken, yasağın insan haklarına aykırı olduğuna inanan başka bir grup ise bu yanlışın Lahey'de bulunan mahkeme tarafından geri alınacağını savundular. Geldiğimiz noktada ise mahkeme bu dosyayı dava olarak kabul ettiğini ve 15 Eylül 2010 tarihine kadar İsviçreli resmi makamlardan konuyla ilgili olarak bir savunma beklediğini duyurdu.
Şimdi ne olacak? Yapmış olduğumuz bir araştırmaya göre, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi bir dosyayı dava olarak kabul ederse bu gelişme davanın büyük bir ihtimalle pozitif sonuçlanacağını gösteriyor. Uzmanların fikrine göre, minare yasağının İnsan Hakları Mahkemesi tarafından geri çekileceği şeklinde.
Bizim için minare yasağının İnsan Hakları Mahkemesi'nden geri dönecek olması oldukça önemli. Aşırı sağcı partilerin minare yasağı konusundaki büyük kampanyasının sonucu olarak referandumdan, hükümetin halka ret oyu kullanmalarını önermesine rağmen, 'Evet' kararı çıkmıştı. Şayet bu karar İnsan Hakları Mahkemesi'nden geri dönecek olursa aşırı sağcı partilere ırkçılık ve başka dinlere gösterilecek saygı hususunda büyük bir ders verilmiş olacak. İsviçre'de yaşayan tüm Müslüman halka büyük bir darbe vuran bu oylama, entegrasyon çalışmalarını da olumsuz etkilemiş hatta birçok kişi bu kararın ardından İsviçre'den ayrılmayı bile düşünmüştü.
Umudumuz alınan bu yanlış referandum kararının Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi tarafından iptal edilmesinin sağlanması. Bizler, insanların inancı ve kültürleriyle ilgili konuların referandum oylamalarına konu olmayacağı günleri yaşamak, toplumlar arasında yaratılmak istenilen ayrımcılık çalışmalarının bir son bulmasını istiyoruz.
Araba sigortalarında büyük haksızlık
İsviçre'de yaşayan biz göçmenlerin sorunlarından biri de araba sigortalarında uygulanmakta olan büyük ayrımcılık. İsviçre vatandaşları ve göçmenler için verilen fiyatlar arasında gerçekten büyük farklar var.
Kendi kullandığımız bir otomobil için küçük bir araştırma yaparak farklı sigorta kuruluşlarından fiyat teklifleri aldık. Bize gelen fiyatlarda inanılmaz bir ayrımcılık yapıldığını gördük. Neredeyse İsviçrelilerden iki kat daha fazla sigorta primleri ödüyoruz. Primlerin iltica eden göçmenlerde 10 kata kadar daha fazla olduğu söyleniyor.
Unia Sendikası Sekreteri Mehmet Akyol ile yapmış olduğumuz görüşmede, kendilerinin yaklaşık 4 yıl önce bu sorunu çözebilmek amacıyla bir imza çalışması yaptıklarını; ancak sonunda bir sonuç alınamadığını öğreniyoruz. Konuyla ilgilenen yetkili makamlar toplanan imzaları görmezlikten gelip, sigortaların ticari işlerine karışamayacaklarını belirtmişler. Baskılar sona ermeyince yetkili makamlar tarafından Cenevre Üniversitesinden bir profesöre konuyla ilgili olarak bir araştırma yapması için görev verilmiş. Araştırmasını tamamlayan profesör, konuyla ilgili herhangi bir ayrımcılığın olmadığını, sigorta şirketlerinin kanunsuz bir iş yapmadıklarını rapor etmiş. Bu şekilde konu 4 yıl öncesinde kapatılmış. Mehmet Akyol'a göre, bu konunun çözülebileceği tek makam Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi.
Pusula gazetesi olarak üzerimize düşen görevi yerine getirecek ve önümüzdeki sayımızdan itibaren bu konuyla ilgili detaylı haberler yapacağız. Bu konu eğer İnsan Hakları Mahkemesi'ne götürülecekse hepimizin biraraya gelerek yeni bir kampanya başlatmamız ve daha önce yapılan çalışmaları incelememiz gerekiyor. Haksızlıkların karşısında bir bütün olarak durmak ve birlikte çalışmak çok önemli. İsviçre'de bulunan dernek ve federasyonlarımız başta olmak üzere her bireyin bu konuya hassasiyet göstermesini bekliyoruz.
Çalışan ve vergisini ödeyen bireyler olarak başkalarının yapmış olduğu hataların faturasını ödemek istemiyoruz. Araba sigortalarını kim kötü niyetli kullanıyorsa o kişinin cezanladırılması gerekiyor.
Pusula gazetesi olarak konuyu sonuna kadar takip edeceğiz.