tl tr
  1350 - 22.02.2010

 
 
Eugen Huber Ve İsviçre Medeni Kanunu (22. Bölüm)

''Buna rağmen kanun, zaruri olan yeniliklere karşı bigâne kalmayacaktı. Çünkü onun kanton hukukları arasındaki ayrılıklara bir son vermesi kâfi değildi. Onun aynı zamanda eski hukuka karşı üç bakımdan ahlâki, iktisadî ve siyasi bakımdan bir ilerleme kaydetmesi lâzımdı. İşte bunun içindir ki kanun tamamiyle millî zekânın orijinal icatları olan ve tamamiyle İsviçreli bulunan bir çok müesseseleri bilhassa mal rejimleri, ab intestat tevarüs, gayrimenkul rehini gibi müesseseleri içine almış, lâkin onları modern zaruretlere de uydurmuştur.''

Hassaten İsviçreli olan müesseselere karşı Huber'in bağlılığı kendisine millî kibir (vanite national) tarafından değil, lâkin hakiki bir zenginliği muhafaza etmek arzusu ve İsviçre Hukukunun Alman Hukuku  içine sürüklemesine mani olmak endişesi tarafından telkin edilmişti.

 

XIX. yüz yılın bütün Alemanik (alemanique) hukukçuları manevi gıdalarını (nouriture sprituelle) alman pandekcilerinin iliminden aldılar. Bu; kuvvet verici, saf bir kaynaktı. Çünkü Almanya bir medeni kanuna malik olmadığından bu ilim sadece Roma Hukuku üzerine kurulmuştu ve müstakil ve cihanşümul bir mahiyeti haizdi. Lâkin Birleşik Reich Medeni Kanununun 1900'de yürürlüğe girmesinden sonra, yerini münhasıran Alman telâkkileri ve menfaatları tarafından ilham edilmiş ekzajez (exagese) bir kanuna terketmesi için bu kaynağın kuruması icabettiği zannediliyordu.

 

Hukuk ilminin en sağlam mesnedini bulduğu asırlık büyük ilmî hareketin gözden kaybolmak üzere bulunduğu bir anda, İsviçre, ilmî  nüfuzunun tesirlerinin bütün parlaklığiyle ışıldamakta olan Alman Medeni Kanunu tarafından massolunmağa sürüklenmek tehlikesi karşısında, kendisine yeni bir kanun yapmak zorunda idi. İşte bunun içindir ki İsviçre Medeni Kanunu Alman Medeni Kanunundan pek az iktibaslar yapmış ve onun yazarları tarafından takibedilen metottan uzaklaşmıştır.

 

Huber'in bu şekilde hareket etmekte haklı olduğunu anlamak için pek de uzak olmayan 'Nasyonal Sosyalizm Devresi' ile konfederasyonunun manevî varlığını (patremoine sprituel) müdafaa mecburiyetinde kaldığı devre hatırlansın ve eğer İsviçre Hususi Hukuku Alman Hukukunun tekâmül

seyri içine sürüklenmiş bir Alman Vilâyet Hukuku haline girmiş olsaydı, İsviçre'nin içine düşeceği durum göz önüne getirilsin. İsviçre, medeni kanun sayesindedir ki manevi muhtariyetinin bir kısmını teşkil eden hukuki muhtariyetini elde etmiş ve onu muhafaza etmiştir.

 

Zaten Huber, kendisini partikularist (particulariste) bir kanun yapmaktan men edecek derecede geniş bir zihniyete ve Avrupa memleketleri arasındaki hukuki birlik (Communaute juridique) hakkında derin bir görüşe malikti.

 

Medeni kanun, bir folklor âbidesi değildir, o diğer memleketlere de şimdiden örnek vazifesini görmüş insanî bir kanundur. Eugene Huber yardımcıları ile birlikte memleketin bütün partilerinin ve iktisadî gruplarının kanaatlarını dinledikten sonra kanunî bir eser inşa etti. Bu eser tabiîdir ki kusurdan ârî değildir. Lâkin bununla beraber o ahenkli, canlı, sıhhatli hem idealizm ve hem de pratik duygularla meşbudur. Ve denilebilir ki kırk seneden beri hemen de eski kıymetini hiç gaip etmeden kendisi için yapılmış olan halka lâyık kalmakta devam etmiştir.

 

Huber'in vazifesi daha bitmemişti. Borçlar Kanununun gözden geçirilmesine  riyaset etti ve sonra da Bern'de büyük bir talebe grubu tarafından fevkalâde bir takdirle karşılanan tedrisatına devam etmekle beraber (1921'de) Recht und Rechtsvertwirkuchung adlı bir hukuk felsefesi eseri neşretti. Hayatının sonunda benliğinin ve şahsiyetinin vahdetini kendi içinde takviye için, yapmış olduğu tercübelerin ve iktisap etmiş

olduğu bilgilerin bir icmalini yapmak ihtiyacını hissetti . Bu eser içinde iyice ve doğruya müteveccih akıl ve şuur meşalesinin parladığı Neo - Kantien temayüllü derin bir eserdir. Şimdiye kadar Huber'in yeni medenî kanununun eski hukuk ve yabancı hukukla olan münasebetini ne şekilde anladığını göstermeye çalıştım.

 

Bundan sonrada medeni kanunun muhtevasını tayin etmeye ve Huber'in onun hangi ideale cevap vermesini istediğini göstermeye uğraşacağım. Gerekçeden mülhem olarak İsviçre Medeni Kanununun prensiplerini üçe irca ediyor ve bunlara umumilik (universalite) hürriyet ve ahlake uygunluk (moralite) prensipleri diyorum. Umumilik prensibi (universalite) evvelâ hususî hukukun içtimai hayatın bütününü tanzim edip, umumî (universal) bir hattı hareket örneği modeli olduğunu ifade eder. Her fiil yapılmasını emreden, yasak eden veya yapılmasına müsaade eden bir kaideye maliktir. Her münazaalı mesele bir hal çaresine mazhar olur.

 

Şüphesizdir ki yazılı kanunun içinde de (loi erite) boşluklar vardır, İsviçre Medeni Kanunu kendi içindeki boşlukları açık olarak kabul eder. Hiçbir zekâ (esprit) namütenahi hayat tezahürlerinin meydana getirilebileceği türlü vaziyetleri evvelden keşfederek bunları kesin bir kanun ile tanzim edemez, işte bunun içindir ki birinci madde; "Kanun hükümlerinin lafziyle veya ruhu ile temas ettiği bütün meseleleri tanzim eder. Kanunî bir hükmün ademi mevcudiyeti halinde hâkim örf ve âdete

göre ve bir âdetin bulunmaması halinde de kendisi kanun koyucu olsaydı nasıl bir kaide vazedecek idiyse ona göre hükmedeceğini" beyan eder.

 

Yazılı kanunun (loi ecrite) üstünlüğünü diğer bütün hukuk kaynaklan üzerine tesis eden bu meşhur madde aynı zamanda müesses bir hükmün ademi mevcudiyeti halinde hakim tatbik edeceği kaideyi bizzat kendisi bulur demek suretiyle bu kanunun nüfuzuna (pouvoir) bir sınır da çizer. Hukuk devamlı bir oluştur, (creation) yargıç bu oluşa iştirak eder. Kanun eksiktir, boşlukları vardır, lâkin hukuk eksiksizdir, "boşlukları yoktur. Çünkü hukuk fıkralardan mürekkep kanunî metinler içinde donmuş değildir. Bilâkis o içtimai hayatın kalbini dinlemek mevkiinde bulunan yargıçların yaratıcı faaliyetleri ile durmadan yenileşir ve inkişaf eder.''

 

Hukukun umumiliği prensibi (universalite) hukuk kaidelerinin sadece kendilerine arzedilen ihtilâfların hal tarzlarını tayin etmek için mahkemelere değil, lâkin aynı zamanda takibetmeleri lâzım gelen hareket tarzını göstermek için doğrudan doğruya fertlere de hitabettiğini ifade eder. "Kanun kendi nüfuzu altına konmuş olan herkese hitap eder.,, Bunun için o mümkün olduğu kadar sade, ve halkçı bir lisanla yazılmış olmalıdır ki hukukla alâkası olmayan kimseler (profane) tarafından bile anlaşılabilir olsun. Hukukun umumiliği (universalite) meşr'u olan bütün menfaatlerin himaye edilmesi lâzım geldiğini de ifade eder .

 

Medeni kanun fertlere himayesini başka mevzuatın böyle bir himayeyi tanımadığı hallerde bile bahşeder.

 



 
 

Diger Haberler

İsviçre Haberleri »
DIŞİŞLERİ BAKANLIĞINDAN PAKİSTAN'A YARDIM ÇAĞRISI
TISAB Üyeleri İftar Yemeğinde Biraraya Geldi!
Fakir Yabancıya İsviçre Pasaportu Yok!
İşsiz Genç Yetişkinlere Destek
İSVİÇRE'DE DİNLER HAFTASI


Ekonomi »
Aslanlar Group Farkıyla Ev Sahibi olun!
100 Yıllık İsviçre Firması Sika Türkiye'yi AR-GE Merkezi Yaptı
Üzücü Rekor: 2010 Yılının İlk Yarısında İflas Rekoru Kırıldı
SunExpress'ten Büyük Yenilikler
Açılış Ateşi: İsviçre Ticaret Dünyasında 2010 Yılı İyi Başladı


Organizasyonlar »
2010 Öğrenim Festivali'ne 7'den 70'e Herkes Davetli
Zürih'te Cemil İpekçi'yle Osmanlı Rüzgarı...
Zürich'te Binbir Gece Masalı...
Ata Demirer Kahkaya Boğdu!
Zürih'te Karadeniz Fırtınası


Dünyadan »
Türk Yunan İlişkilerinde Olumlu Adım
Parasız Yaşam Deneyi Devam Ediyor
ABD Tarihinin En Büyük Silah Satışı!
Ölmüş Hayvanları Klonlayıp, Satıyorlar!
Japonya'da 100 Yaşın Üzerinde 200 Kişi Aranıyor


Kültür & Sanat »
Fazıl Say, Arabesk Dinleyen Türk Halkından "Utanıyor, Utanıyor, Utanıyor!"
Kilise, ''Biz İsa'dan Daha Ünlüyüz'' Diyen Beatles'ı 40 Sene Sonra Affetti
Franz Kafka'nın El Yazmaları Çalındı mı?
Matisse ve Picasso'nun Tabloları Çalındı!
Yeni Kitabı İçin Bir Hafta Boyunca Havaalanında Yaşadı.


İsviçre Tarihi »
İsviçre Tarihi 28. Bölüm
İsviçre Tarihi 27. Bölüm
1. Dünya Savaşı
İsviçre Tarihi 25.Bölüm, 1.Dünya Savaşı ve İsviçre
İsviçre Tarihi 19. Bölüm


Unia Haberleri »
14 Haziran 2011'de Kadınlar Greve Gidecekler
Hizmet İş Kolu Konferansı
Bonservisle İlgili Sorular
Yabancı Düşmanlığı ve Irkçılığa Karşı
Toplu İş Sözleşmesindeki Asgari Ücretler Yetersiz


Sağlık »
WHO: "Sünnet AIDS'in Bulaşma Rizikosunu Azaltıyor!"
Horlamak, Ağız Kokularının da Nedeni Olabilir
Sünnet Yaşı Neden Önemli?
İspanyol Hastaya Yeni Bir Yüz
İlkbahar Keyfiniz Zehir Olmasın; Böcek Sokmalarına Dikkat!


Gezi ve Tatil Rehberi »
Limon Bahçeleri ve Tarihi Eserlerle Dolu Tarsus
Alaçatı'da Rüzgârla Randevumuz Var!..
Asya'nın Batıdaki En Uç Noktası: Babakale
Güney Sahillerinin Gözdesi: Alanya
Doğası ve Mimarisiyle Tatilcilerin Gözdesi, Ünlü Akyaka


 
bl br
   
   
tl tr
  İsviçre Tarihi


İsviçre Tarihi 28. Bölüm
İsviçre Tarihi 27. Bölüm
1. Dünya Savaşı
İsviçre Tarihi 25.Bölüm, 1.Dünya Savaşı ve İsviçre
İsviçre Tarihi 19. Bölüm
Eugen Huber ve İsviçre Medeni Kanunu'nun 4. Bölümü
İsviçre Tarihi 21. Bölüm
İsviçre Tarihi 20. Bölüm
İsviçre Tarihi 19. Bölüm
İsviçre Tarihi
Helvetik dönemi
Düşünce Alanındaki Gelişmeler
Dış Etkenler
1848 Anayasası
Uzlaşma Anayasası 1803
Etats Généraux
İsviçre Federasyonu
Viyana Kongresi 1815
Wilhelm Tell
İsviçre Tarihi 17. Bölüm
 
bl br
   
tl tr
 
YAZARLAR
EDİTÖR
Turgut Karaboyun
t.karaboyun@pusulaswiss.ch
KÖŞE YAZARI
Gülter Locher
g.locher@pusulaswiss.ch
KÖŞE YAZARI
Sunay Akın
s.akin@pusulaswiss.ch
 
bl br
   
   
tl tr
   
bl br