tl tr
  1261 - 18.01.2010

 
 
İsviçre Tarihi 21. Bölüm

Eugen Huber ve İsviçre Medeni Kanunu'nun 2. Bölümü

Halle de dört seneden bu yana öğretim mesleği ile meşgul bulunan Eugene Huber, Ruchonnet'nin daveti üzerine memlekete döndü. Bern Hükümeti aynı zamanda Bern Üniversitesinde kendisine bir kürsü verdi.

Huber, çok büyük bir vazife karşısında bulunuyordu. Yapılacak iş, müttehit (birleşik) bir devlette (Etat ünitaire) yapılan, derleme gibi dağınık bir halde bulunan kanunları bir tek kalıp haline sokmaktan ibaret  olmamasından dolayı ve değişik kanton mevzuatı yerine federal birliği (uniformite) ikame edecek ve İsviçre gibi birbirinden farklı kısımlardan terekküp eden bir devletin her kısmına uygun gelebilecek bir kot meydana getirmek olması bakımından çok güçtü.

Huber'in bu güç vazifenin başarılması hususunda zaruri olan vasıflara çok yüksek bir derecede malik olduğu meydana çıktı; bunlar Millî Hukuk hakkındaki bilgi, pratik zaruretler ve iş hayatının icapları hakkındaki görüş; hukukun etik kıymeti hakkındaki kanaat ve bazı Alman hukukçularının hayranlığını çekmiş olan muharrir ve redaktör olarak haiz olduğu maharet ve nihayet en yüksek bir bilginin bile sahip olmadan eserini meydana getiremiyeceği irade ve yapıcı kuvvet gibi öyle vasıflardı ki, bunlar sayesinde Medeni Kanun ifadesinin sadeliği, ağırlıktan, arkaizmden (archaisme) lüzumsuz teknik terimlerden ve bilgiçlikten (pedanterie) de azade olmasıyla temayüz eder.

Huber, yirmi sene zarfında bütün imanını, çalışma kudretini, ikna kabiliyetini kanunu hazırlamaya ve onu septiklere ve bozgunculara (detracteur) karşı müdafaa etmeye, mütehassısları ve parlâmentoyu kendi fikirlerine imale ettirmeye hasretti.

Bunun için bütün mütehassıslar komisyonlarında bulundu ve bir Zürichli olan kendisini 1902'den itibaren Millî Meclise milletvekili olarak intihabeden Bernli Mittelland köylüleri sayesinde kendi eserini bizzat kendisi kanunun Almanca mazbata muharriri olarak Meclis karşısında müdafaa edebildi.

Huber, vazifesinin kutsiliğine müdrikti. Kanun koyucu, sadece metinleri hazırlayan, maddeleri numaralayan bir insan değildir. O, bir mütefekkir ve bir rehberdir. Doğum, eğitim (education) rüşt, evlenme, ölüm gibi insan hayatının bütün mühim hâdiseleri hukukî neticeleri mucip olurlar veya kanunun iradesine tabi olurlar.

Evlenme, boşanma, nesep, velayet ve babalığın tayini hakkındaki kanunlar herkesin şahsi ve hissi hayatı üzerinde en yüksek bir öneme haizdir. Aile içindeki huşur ve anlaşma, evlenme malları rejimleri, miras veya ölüme bağlı tasarruflar hakkındaki iyi bir kanuna bağlı olabilir. Mülkiyetin ve ipotek kredisinin tanzim tarzları memleket iktisadiyatının gelişmesi ve maddi servetin iyi kullanılması için esastır. Kanun vazıınm insan zekâsının kudretine ve insanın iyiyi kötüden ayırmak hususundaki temyiz kabiliyetine imanı olması gerektir. Eugene Huber'in bu imanı vardı. İnsan aklına (raison humain) inanıyordu.

Hukuk netice olarak hukukî muhakeme ve hukuk vicdanına istinadeder (des vermünftigen Rechtsbewusstsein). Hukukî muhakeme ve hukuk vicdanı muhtelif derecelerde olmakla beraber her ferdin mutlaka haiz olduğu fakültelerdir. Bunlar iradeyi sevkeden öyle müessir ve yapıcı kuvvetlerdir ki cemiyet halinde yaşayan insanlara hukuk yaratma kudretini verirler. Çünkü her ne kadar müşterek hayat vakıası insan iradesinden müstakil ve tabiat tarafından empoze edilmiş ise de müşterek hayatın ne şekilde cereyan etmesi lâzım geldiği akıl (raison) ve irade tarafından tayin edilebilir.

Huber, hukuk fikrinin tanzim edici (ordonnateur) kudretinden bahsetmektedir. Vicdan tarafından sezilen adalet fikri mecburi hukuk kaideleri halinde ifade edilebilmek ve hukukî müesseseler teşkil edebilmek için bir şekil iktisap etmek ve terkip edilmek zorundadır . Akıl ile (raison) mücehhez insanın terkip edici meleklerine (faculteorganısatrice) karşı olan bu imanı, Huber, Kant vasıtasıyle tabiî hukuk mektebinden tevarüs etmişti. Lâkin Huber'in kanun koyucunun rolünü anlayış tarzı tefahur ve rasyonalizmden azadedir. Kanun koyucu, mücerret bir aklın kendisine keyfî olarak ilham eylediği kanunları vaz etmez. Hiç kimse ihtiyatlı kanun koyucuya, Descartes'ın teşbih eylediği bomboş bir sahada fantazisine göre, muntazam meydanlar çizen bir mühendisten ve hele Rousseau tarafından insan tabiatını değiştirecek ve baştan aşağı yepyeni bir cemiyet yaratacak kudrete fevkalâde ve âlî bir insan olarak  tafsir edilen kanun vazıından, daha az benzeyemez. Bunun tamamiyle hilâfına olarak bir kanun her şeyden evvel kendisi için yapılmış olduğu halkın hususi hassalarına uymak mecburiyetindedir.

Biz bunu Montesquieu ve tarihi mektepten beri biliyoruz, iyi bir kanun koyucu vaz eylediği kanunların tatbik edileceği muhitteki realiteleri göz önünde tutmak mecburiyetindedir. Bu realitelerin başlıcalarından biri halen yürürlükte olan hukuktur.

Bir tarihçi olan Eugene Huber, mücerret rasyonalizmin tesirlerinden tarihi ve millî gelenekler hakkındaki duygusu sayesinde masun kalmıştı. O, yazılı kanunun (loi ecrite) bir milletin hayatındaki rolünü mübalağa etmemiştir. Medeni Kanunu'nun gerekçesinde bu rolün mütevazi olduğunu teyit eder. Tatbikat ve mahkeme içtihatlarının hukukun tezahüründe esaslı bir mevkileri vardır. Hukukun birleştirilmesi (tevhidi) ve terakkisi için mevzuatın zaruri olduğu yerlerde yazılı kanunlar, "halk vicdanının temayüllerini belirtmeye mahsus vasıtalardan başka bir şey olmamalıdır. Kanunlar halkın vicdanından çıkmalıdır, tâ ki devrinin ihtiyaçlarını kavramış her zeki adam onların kendi kalbi ve kendi aklı (raison) tarafından emredilmiş olduğu hissine varabilsin. Hiçbir taklit, hiç bir ilim, hiçbir muhayyele kuvveti bu sahada hayatın mübrem  htiyaçlarının yerini tutamaz". Şu halde Medeni Kanun eski hukukun bütün otentik ve yaşayan kısımlarını muhafaza edecek ve onların bir sentezini imal etmekle beraber hükümden düşmüş olan (desuetude) müesseselerle yabancı memleketlerden alınmış olmalarından dolayı millî vicdana kök salmamış olanları atacaktır, "istikbal maziyi devam ettirmelidir". İsviçre Medeni Kanunu, millî bir kanun ve baştan aşağı İsviçre halkının bir eseri olacaktır.
Federal Meclis'e gönderilen mesajda şöyle denilmektedir: "Bir kaç asırdan beri gösterilebilecek bütün ayrılıklara rağmen kantonlarımız tamamiyle hayat ihtiyaçlarından doğan bir hukuk yaratmışlardır, hukukun, halkın ferasetine ve karakterine uygun olmakla beraber ananevi ve millî hukuku yabancı modellerin taklidinden korumak gibi bir üstünlüğü de vardı. İşte bunun içindir ki konfederasyonun ilk vazifesi mümkün olduğu nisbette kanton hukukunu nazarı itibare almak, onun ruh ve mahiyetini meydana çıkarmak, Medeni Hukuk'u bu Kanton Hukuku'nun normal inkişaf seyrine uygun olarak birleştirmek ve bir memleket halkını kanunlarına (lois) bağlayan rabıtayı koparmamak ve nihayet görevini İsviçre milletinin ruhuna ve isteklerine tevfikan yerine getirmektir."


 
 

Diger Haberler

İsviçre Haberleri »
DIŞİŞLERİ BAKANLIĞINDAN PAKİSTAN'A YARDIM ÇAĞRISI
TISAB Üyeleri İftar Yemeğinde Biraraya Geldi!
Fakir Yabancıya İsviçre Pasaportu Yok!
İşsiz Genç Yetişkinlere Destek
İSVİÇRE'DE DİNLER HAFTASI


Ekonomi »
Aslanlar Group Farkıyla Ev Sahibi olun!
100 Yıllık İsviçre Firması Sika Türkiye'yi AR-GE Merkezi Yaptı
Üzücü Rekor: 2010 Yılının İlk Yarısında İflas Rekoru Kırıldı
SunExpress'ten Büyük Yenilikler
Açılış Ateşi: İsviçre Ticaret Dünyasında 2010 Yılı İyi Başladı


Organizasyonlar »
2010 Öğrenim Festivali'ne 7'den 70'e Herkes Davetli
Zürih'te Cemil İpekçi'yle Osmanlı Rüzgarı...
Zürich'te Binbir Gece Masalı...
Ata Demirer Kahkaya Boğdu!
Zürih'te Karadeniz Fırtınası


Dünyadan »
Fuhus Cetelerinin Yeni Hedefi: Genc Erkekler
Türk Yunan İlişkilerinde Olumlu Adım
Parasız Yaşam Deneyi Devam Ediyor
ABD Tarihinin En Büyük Silah Satışı!
Ölmüş Hayvanları Klonlayıp, Satıyorlar!


Kültür & Sanat »
Fazıl Say, Arabesk Dinleyen Türk Halkından "Utanıyor, Utanıyor, Utanıyor!"
Kilise, ''Biz İsa'dan Daha Ünlüyüz'' Diyen Beatles'ı 40 Sene Sonra Affetti
Franz Kafka'nın El Yazmaları Çalındı mı?
Matisse ve Picasso'nun Tabloları Çalındı!
Yeni Kitabı İçin Bir Hafta Boyunca Havaalanında Yaşadı.


İsviçre Tarihi »
İsviçre Tarihi 28. Bölüm
İsviçre Tarihi 27. Bölüm
1. Dünya Savaşı
İsviçre Tarihi 25.Bölüm, 1.Dünya Savaşı ve İsviçre
İsviçre Tarihi 19. Bölüm


Unia Haberleri »
14 Haziran 2011'de Kadınlar Greve Gidecekler
Hizmet İş Kolu Konferansı
Bonservisle İlgili Sorular
Yabancı Düşmanlığı ve Irkçılığa Karşı
Toplu İş Sözleşmesindeki Asgari Ücretler Yetersiz


Sağlık »
WHO: "Sünnet AIDS'in Bulaşma Rizikosunu Azaltıyor!"
Horlamak, Ağız Kokularının da Nedeni Olabilir
Sünnet Yaşı Neden Önemli?
İspanyol Hastaya Yeni Bir Yüz
İlkbahar Keyfiniz Zehir Olmasın; Böcek Sokmalarına Dikkat!


Gezi ve Tatil Rehberi »
Limon Bahçeleri ve Tarihi Eserlerle Dolu Tarsus
Alaçatı'da Rüzgârla Randevumuz Var!..
Asya'nın Batıdaki En Uç Noktası: Babakale
Güney Sahillerinin Gözdesi: Alanya
Doğası ve Mimarisiyle Tatilcilerin Gözdesi, Ünlü Akyaka


 
bl br
   
   
tl tr
  İsviçre Tarihi


İsviçre Tarihi 28. Bölüm
İsviçre Tarihi 27. Bölüm
1. Dünya Savaşı
İsviçre Tarihi 25.Bölüm, 1.Dünya Savaşı ve İsviçre
İsviçre Tarihi 19. Bölüm
Eugen Huber ve İsviçre Medeni Kanunu'nun 4. Bölümü
Eugen Huber Ve İsviçre Medeni Kanunu (22. Bölüm)
İsviçre Tarihi 20. Bölüm
İsviçre Tarihi 19. Bölüm
İsviçre Tarihi
Helvetik dönemi
Düşünce Alanındaki Gelişmeler
Dış Etkenler
1848 Anayasası
Uzlaşma Anayasası 1803
Etats Généraux
İsviçre Federasyonu
Viyana Kongresi 1815
Wilhelm Tell
İsviçre Tarihi 17. Bölüm
 
bl br
   
tl tr
 
YAZARLAR
EDİTÖR
Turgut Karaboyun
t.karaboyun@pusulaswiss.ch
KÖŞE YAZARI
Gülter Locher
g.locher@pusulaswiss.ch
KÖŞE YAZARI
Sunay Akın
s.akin@pusulaswiss.ch
 
bl br
   
   
tl tr
   
bl br